Geçmiş yabancı bir ülkedir” diyor L.P. Hartley. “Orada her şey farklı yapılır” diye devam ediyor. Acaba anılarımızın ne kadarını doğru hatırlıyoruz? Bana kalırsa insan zihni, her ziyarette başka şeylerle karşılaştığın garip bir müze. İçinde gezerken bazen “Bu parçayı hiç görmemiştim” diyebiliyorsun. Bazılarının rengi aklında başka kalmış, bazıları belki hiç oraya koyulmamalıymış gibi. Ben işte şimdilerde, başımın üstündeki şahsi müzeme ince ince bakım yapıyorum. Güzel hatıraların tozunu alıyorum, çok değerli olanları biraz daha korunaklı taraflarıma çekiyorum, fazlalıkları da depoya kaldırmak üzere kutuluyorum.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Benim seni yazdığım gibi, beni de birinin yazdığı iç içe bir hikâyenin içindeysek eğer, şu sıralar sanıyorum yazarın iyiden iyiye sıkıldığı ve yanlış yola girip hikâyeyi enikonu boka sardırdığı yerindeyim. Düzelicez inşallah be, şu olaylar bir bitsin kesin düzeleceğiz Osman.
Öyle işte. Hâlâ biraz soğuk geliyor ama battıkça alışıyorum. Kendimi boşa aldım bayırdan aşağı koşuyorum. Düşüyorum gibi görünüyor olabilir ama bakma aslında uçuyorum.
Ölüm hakkında düşünmeyeyim diye kendimi neye saracağımı şaşırdım. İçimde öyle büyük bir boşluk oluştu ki; göğsümdeki koca, kara, katran kazanın içine ne atsam, karadelikte kaybolur gibi kayboluyor. Âdeta meteliğe kurşun atıyor içim. Ne yaparsam yapayım dolduramıyorum, doldurmaya yaklaşamıyorum bile.
Güçlü olmakla dayanıklı olmak arasında dağlar kadar fark var bence. Güçlü olup meydanlarda savaşanlardan çok bir köşede sinsi sinsi dayananlar hayatta kalıyor, dikkatini çekti mi hiç?