İneceğim durağa geldiğim için kitabı kapattım ve metrodan indim. İlk defa bir kitap yüzünden söylene söylene, sinirden ağlamak istercesine bir ruh haliyle eve doğru yürüdüm ki daha kitabın ilk sayfalarındaydım, sonrasında beni bekleyen çok daha acı satırlarından habersizdim. Sinirlenip söylendiğim, aslında üzüldüğüm şey kitapta yazılanlar değil, o yazılanların gerçek olduğunu bilmekti, biliyorum. Her ne kadar hikayesi yüreğimi darlasa da aklımı saran merak kitabı bir solukta bitirmeme neden oldu. Harika bir anlatım ve inanılmaz bir akıcılık... Hikayesi size gül bahçeleri vaadetmiyor aksine gözyaşlarınızı hazırlayın diyor ama yine de mutlaka ama mutlaka okunması gerekiyor.
Beni en çok etkileyen ise 2 ayrı kadının, yine yalnızca kadınların anlayabileceği en derin hislerini bu denli gerçek ve içten yazabilen bir erkek yazar...
10/10 u kuşkusuz hak ediyor