Rana

Puan vermedi·112 syf.··
2023 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 00:21
"Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım." ilkesiyle namus cinayeti peşine düşen iki kardeş ve cinayet işleneceğini bile bile engel olmayan halk. Bakire olduğunu topluma kanıtlama zorunluluğu yaşayan kadınların ilişki sonrası çarşaflarını balkona asmaları.. Bunun videosunu bile görmüştüm. Korkunç!!!!
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 198595,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
Zihinsel engeli olan bir bireyin kişisel, toplumsal, sosyal sorunlarına tanık oluyoruz. Yazar bilişsel zekayla birlikte duygusal ve sosyal zekanın da gelişiminin ne kadar önemli olduğunu yansıtmış. Herhangi birinin eksikliğinin insan hayatında yaşattığı zorlukları görebiliyoruz. Yazarın psikoloji eğitimi alıp edebiyat üzerine yüksek lisans yapması bu kitabı çıkartmış ortaya. Üzüldüm okurken. İnsanın ikiyüzlülüğü, kötülüğü, bencilliği, egosu.. "Beekman üniversitesinde Bu proje üzerine çalışmış olan bizler, doğanın bir hatası olarak dünyaya gelen birisini alıp, geliştirdiğimiz yeni tekniklerle onu üstün bir insan haline getirip yeniden yarattığımızı bilmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Charlie bize geldiği vakit toplumun dışında kalmış biriydi, koskoca bir şehirde yapayalnızdı. Arkadaşı ve onunla ilgilenen bir ailesi yoktu. Bir geçmişi, şimdiki zamanla bir ilişkisi ve gelecek için bir ümidi yoktu. Öyle ki, bu deneyden önce Charlie Gordon adında birinin var olmadığını bile söylememiz mümkün..."
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
8/10
·124 syf.··
2022 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2022 17:40
Kitabı okurken ve bitirdikten sonra kafamda birçok farklı konuda fikir belirdi. Aramak ve bulmak arzusunun yanında ormanda tek başına yaşamak isteyen, insanlardan nefret eden Doppler'in yaşam tarzı herkese uygun değil. Aslında evrensel olarak baktığımızda herkesin dert edineceği bir konu da değil. Çünkü bunun için bile insanın yaşamında belli bir seviyeye ulaşması gerekir diye düşünüyorum. Doppler'in başından beri eğitim, evlilik, iş gibi konularda başarılı bir hayat yaşaması ve günlük dertlerinin banyo fayansı düşünme noktasında olması bunu gözler önüne seriyor zaten. Yani "ay sonuna getirebilecek miyim?" düşüncesine sahip insanların veya toplumların üstünde olan bir durum var ortada. Bunun dışında sosyal mübadele teorisinin absürd durumlar yaratılarak ortaya konulması romana çeken bir etken. İnsanların her zaman birbirlerine bağlı oldukları ve birbirlerinden ayrı düşünülemeyeceği noktasının, Doppler'in veli toplantısına gittiği sahnede yer bulduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda ihtiyaçlarını karşılama noktasında yine şehre inerek insanlara anlaşma yapmak zorunda olması da teorinin insanlar arasında bağımsızlığın söz konusu olmadığı ilkesiyle doğru orantıda olduğunu söyleyebiliriz. Doppler'in Bongo'yla kurduğu bağ beni biraz üzdü. Doppler katili olduğu bir geyiğin yavrusuyla dostluk ederken, Bongo annesini öldüren bir katille dostluk ediyor. Aralarındaki bağ yıpratıcı gibi geliyor bana. Eklemek istediğim bir nokta da Doppler'e karakteristik olarak kendimi yakın hissetmemem oldu. Zihinsel sürecine dahil olmak ve onu anlamaya çalışmayı sevdim. Bununla birlikle içinde bulduğu bu süreçteki bazı düşüncelerine de katılıyorum. Fakat bağ kurabildiğim bir karakter olmadı. Tüm bunlarla birlikte okurken keyif aldığım bir kitaptı.
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
10/10
·151 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
Gece gündüz düşünüp, gerçekleştirmek için ömrünü adadığın, hayaliyle yaşadıklarının "sonunda kavuştum"unu yaşamanın zorluğu. Evet, çaba ve umut var ama aynı zamanda bir yorgunluğu da var hikayenin. Balıkçı bir yerde "keşke seni yakalamasaydım balık" diye pişmanlığını yansıtıyor. Çünkü ulaşmakla zorluklar bitmiyor. İnsan yaşamında sadece ulaşmak istediğine odaklanıyor ama ötesi de var: ulaşsan da o çetrefilli uzun yol devam ediyor. Çünkü biz sadece istediklerimize ulaşırken yolda değiliz. İstediklerimize ulaşana kadar onların umuduyla yolcuyken ulaştıktan sonra onların getirdikleriyle yolcuyuz. Bize kattıklarıyla ve bizden götürdükleriyle o süreç devam edip gidiyor. Ayrıca son kısımda turist kadının balık iskeletinin "atılacak bir çöpten başka bir şey olmadığını" düşünmesi de güzel bir detaydı bence. Bunu şu şekilde ifadelendiriyorum: Balıkçı için balık iskeleti umudun ve savaşın simgesi olarak yaşamda verdiğimiz mücadeleyi simgeliyor. Turist bize yabancı olan, bizi tanımayan insanları simgelerken o yabancının balık iskeletini sadece bir iskelet olarak görmesi yaşadığımız zorlukların ve verdiğimiz mücadelenin etrafımızdakiler tarafından çıplak bir şekilde anlaşılmayacağını simgeliyor. Sözün özü sevdim.
İhtiyar BalıkçıErnest Hemingway · Bahar Yayınevi · 200541bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2022 12:56
8-9 yaşlarındayken bu kitaptan uyarlanan animasyon filmine gitmiştim :'))))) O kadar tatlı bir kitap ki.. Etrafımızda varsa eğer cimri, asık suratlı, memnuniyetsiz yani Scrooge gibi insanları sevemiyoruz. Zaten kitaptaki diğer karakterlerde ondan pek haz etmiyor. Fakat burada dikkat etmemiz gereken nokta Scrooge gibi olmamak. Kitap, elimizdeki gücün, maddi veya manevi farketmeksizin, bunu insanları ve kendimizi mutlu edecek şekilde kullanabilmemiz ve hayattan doyum alabilmemizin dersini veriyor. Somurtup oturmanın, kendini soyutlamanın, herkesi elinin tersiyle itmenin kişiyi karanlık bir yalnızlığa ve mutsuzluğa sürüklediğini anlatıyor. İyi ve mutlu bir yaşam bu kadar şikayetle elde edilemiyor. Sırasıyla üç hayalet Scrooge'u geçmişe, şimdiye ve geleceğe götürüp kendini dışardan bir gözle izleme fırsatı veriyor. Ben en çok geçmişe gittiği zaman hissetiklerine üzüldüm. Zamanında verdiği kararların onu şimdiki mutsuzluğuna sürüklediğini fark ettiği an yaşadığı o hayal kırıklığı çok üzücüydü. Hani "acaba böyle değil de şu şekilde yapsaydım şu an nasıl bir hayatım olurdu?" diye düşünüyoruz ya bazen işte o kırgınlığı yaşadığını hissettim. Geçmişte yaşamakta gelecekte yaşamakta insanı yıpratan bir durum fakat biz Scrooge değiliz. Bir hayalet bizi alıp geçmişe ya da geleceğe götüremez. Yaptığımız hataların veya seçimlerin bize neye mal olduğunu ya da cenazemizde kim bizim arkamızdan ne konuşuyor bunu gösteremez. Biz kendi hayaletimiz olmak zorundayız.
Bir Noel ŞarkısıCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,3bin okunma