arkasını dönerek pencerenin önündeki tezgahın yanında duran tabureye oturdu, sonra bir ölüdoğaya uzandı, karakalemle çizilmiş kır çiçeklerine; masanın üzerine saçılmış devredileni ve tarakotları.
imgeler,aslında (sözcüklerle) söylenebilecek şeylerin görsel çevirilerinden ziyade, dünyaya ilişkin belli bir bilincin görsel dönüşümleridir. belli bir duruma ilişkin bilinçli (ve bilinçdışı) farkındalığın hiç kuşkusuz dil ile bağlantıları vardır; ancak dil, gerçekliklerini anlamlandırmaya çalışan insanların başvurdukları tek araç değil, sadece en fazla başvurulan araçtır. nitekim, eğer böyle olmasaydı, imgelerin ya da müziğin varoluşunu açıklayabilecek pek bir neden kalmazdı ortada.