İbrahim Nergiz

İbrahim Nergiz
Şiir benim tutkum, psikoloji ilgim. Aynı anda okuyup, yazıp, sorgulayan biriyim. Kitap yazarlığı yolculuğum sürüyor.
Küllerin Fısıltısı
‎Bir nefes, bir ateş; kül olurken anılır mı adın? ‎Zaman, iz bırakmaz taşlara; eritir suskun bir alayla. ‎Hangi hanede saklıdır insanın asıl hikâyesi? ‎Belki de yazılmadı hiç, ya da silindi kâğıttan önce. ‎ ‎Ömrün sabahında umut filizlenir, ‎Akşamında kurur, günahkâr bir dua gibi. ‎Hangi yıldız, hangi karanlığa söz verir ki? ‎Gökyüzü bile bazen susar, hükmünü bekler gibi. ‎ ‎Toprak, bağrında sır taşır; ‎Göz görmez, gönül bilmez ne fısıldar geçmiş. ‎Ve insan, gölgelerden ibarettir aslında, ‎Bir gün, kendi küllerine karışmak için doğmuş. İbrahim Nergiz
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kayıp Bahar
‎Bir yaprak düştü, rüzgârın sırrını bilmeden, ‎Hangi dal, hangi kök hatırlar onu? ‎Bir dere aktı, taşlara dokunmadan geçti, ‎Kim duyar suyun dillendiği o anı? ‎ ‎Göklerde yankılanan bir kuş sesi, ‎Aslında zamansız bir vedanın yankısı. ‎Baharda açan çiçek, güzde solsa da, ‎Toprak saklar tüm renkleri, unutmadan. ‎ ‎Hangi adım geri döner eski patikalara? ‎Hangi nefes yeniden doldurur boşluğu? ‎Ve insan, doğanın bir yankısı sadece, ‎Kendini bulmadan, bir öyküye dönüşür. İbrahim Nergiz 02.12.2024
Şiir
Sonsuzun Kapısı
‎Kimdir gökteki yıldızları asan? ‎Ve kimdir karanlığa ışığı serpeden? ‎Bir nefesin sırrını bilen var mıdır? ‎Yoksa yalnızca sorularla mı doludur âlem? ‎ ‎Duanın sesi yükselir göğe, ‎Ama yankılanır mı, bilinmez arşa. ‎Hangi söz, hangi niyet ulaştırır bizi? ‎Ve kul, neyle tartar Rabbin rızasını? ‎ ‎Kader dediğin yazılmış mıydı baştan? ‎Yoksa her adım, kendi izini mi bırakır? ‎Toprak altında mı saklı sır, ‎Yoksa göğün sonsuzluğunda mı kaybolur hakikat? ‎ ‎Belki de sır, hiç sormamakta, ‎Belki de hakikat, bilmek değil, yaşamaktadır. ‎Peki sen, ey arayan, ne ararsın? ‎Cevapları mı, yoksa cevapsız kalan soruları mı? İbrahim Nergiz
Şiir
Karanlığın Ötesinde
‎Bir çağrı yankılandı derin bir boşlukta, ‎"Ey insan, kendini nerede ararsın?" ‎Gördüğün dünya bir sınav, bir perde, ‎Ve sen, perdelerin ardında unuttun özünü. ‎ ‎Dağlar secdeye durmuşken, ‎Denizler bir sabırla taşır sırrını. ‎Gökyüzü bir kelime fısıldar durmadan, ‎Ama insan, kendine sağır olmayı seçer. ‎ ‎Her nefes, yazılı bir kelamdır aslında, ‎Ve her adım, hesap günü için bir iz. ‎Görmez misin? Bir damla sudan yaratılan, ‎Nasıl olur da kendini unutur? ‎ ‎Güneş bile batarken şahitlik eder, ‎Gece yıldızlarla mühürler vakti. ‎Ey insan, hangi tarafa dönersen dön, ‎Yüzün bir hakikate bakar da bilmezsin. İbrahim Nergiz 03.12.2024
Şiir
Mektupsuz Dünya
‎Zamanın küllerine gömüldü zarflar, ‎Bir mühür eksik şimdi avuçlarımızda. ‎El yazısından yoksun o eski sıcaklık, ‎Satırlar dijital, duygular yarım. ‎ ‎Hangi kelime taşıyabilir ki özlemi, ‎Hangi ekran doldurabilir boşluğu? ‎Bir kâğıt parçasına sığan hayatlar, ‎Şimdi kayıp, yokluğun ağırlığında. ‎ ‎Mektupsuz bir dünya; ‎Sokaklarında yankılanmaz postacının adımları, ‎Sevda kokan mürekkep çoktan silinmiş, ‎Bir düş daha yitmiş, tozlu arşivlerde. ‎ ‎Oysa bir mektup, ‎Bir köprüydü uzaklarla aramızda. ‎Kağıt kokusuna karışırdı umutlar, ‎Her harf bir dua, her satır bir nefes. ‎ ‎Şimdi ne kaldı geriye? ‎Gönderilemeyen duygular ve silik imgeler, ‎Bir tarih gibi, unutulmaya yüz tutmuş, ‎Mektupsuz dünyanın soğuk çerçevesinde. ‎ ‎İbrahim Nergiz 05.12.2024
Şiir