Bir yol var önümde, bilirim,
Gözlerim karanlığa alışmış.
Dilimde yarım kalan bir söz,
Gidiyorum usulca, iz bırakmadan.
Bütün mısralarımı bırakıyorum ardımda,
Kelimeler yük olmuş sırtıma,
Şimdi hafifledim sanki biraz,
Bu son mısra, vedam olacak.
Bir rüzgar eser belki ardımdan,
Sayfalara karışır adım,
Öyle sessizce, öyle ağırbaşlı,
Bir şairin son nefesi gibi.
İbrahim Nergiz
29.10.2024
Bir kelebek uyanır,
Kısacık ömründe en büyük hayaliyle,
Kanatlarında rüzgar,
Ama içindeki fırtına çok daha derin.
Bir çiçeğe konduğunda,
Ölüm kadar soğuk,
Aşk kadar sıcak bir his var yüreğinde.
Bir rüya görür kelebek,
Renkli çiçek tarlalarında,
Ama tüy kadar hafif değildir o rüya,
Bir an gelir,
Birini seversin,
Ama o seni fark etmez.
Bir bahar akşamında kaybolur,
Bir bakışta terk eder seni.
Kanat çırptıkça,
İçindeki boşluk büyür,
Bir nefes kadar yakın hissettiğin o aşk,
Bir anda binlerce kilometre uzaklaşır.
Bütün umutların,
Bir gül yaprağında solup gider.
Kırık dökük hatıralar,
Rüzgarla savrulur her yere.
Kelebek susar,
Gözlerinde yaşlarla,
Ama rüyası bitmez.
Her çırpınışında,
Bir fısıltı dolanır geceye,
Kim bilir hangi dudaktan düşmüş,
Hangi rüyaya karışmış?
Bilinmeyen bir sır gibi,
Gizlenmiş yıldızların ardında,
Ne göz görür, ne el dokunur.
Ve sabaha dek sessizce bekler,
Gecenin karanlık örtüsünde,
Bir an, belki uyanır uykusundan biri,
Ve sır, o anda kendini feda eder
İbrahim Nergiz