Benim küçük bir kedim vardı Ahmak bir ayak ezdi Benim en güzel çocukluğumu Ahmak bir ayak ezdi. İbrahim Halef Çelebi
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri buhtunnasır put yaptı ben ki zamansız bahçeleri kucakladım güzeller bende kaldı ibrâhim gönlümü put sanıp kıran kim
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Batanları Sevmem!
Gecenin zifiri karanlığı üzerini kaplayınca gökyüzünde bir yıldız gördü ve "Rabbim budur" dedi İbrahim aleyhisselam. Fakat yıldız batıp gözden kaybolunca, kalbindeki ebediyet arayışıyla haykırdı: "Ben batıp gidenleri sevmem!" Sonra ayı doğarken gördü, göğün göğsündeki o muhteşem aydınlığa bakıp, "Rabbim budur" dedi. O da batınca, içindeki o büyük sızıyı ve teslimiyeti itiraf etti: "Rabbim bana doğru yolu göstermezse, elbette yolunu şaşırmış kimselerden olurum." Nihayet güneşi doğarken görünce, onun ihtişamına kapılıp, "Rabbim budur; zira bu daha büyük" dedi. Ama o da batıp karanlığa gömülünce, fani olanın acizliğini idrak eden bir yürekle kavmine döndü: "Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Ben, Hanif bir inançla yüzümü, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve ben müşriklerden değilim." Fani Olanda Yok Olmak mı, Baki Olanda Var Olmak mı? İbrahimî bir nazarla bakınca anlıyoruz ki; "batanlar" fena bulan, yani yok olmaya mahkum olanlardır. Değil mi ki yıldız, ay ve güneş battığı gibi, her an gözümüzde büyütüp koca bir anlam yüklediğimiz şu "Dünya" da bir gün batacak ve fena bulacaktır... İnsan da bu kozmik nizamın bir parçasıdır. Aynen güneşin ilk doğduğu an gibi saf ve berrak doğar; sonra tam tepede olduğu o zeval vaktine, yani ömrün kemal çağına erişir. Nihayetinde ise gurup vakti gelir; tıpkı o güneş gibi solar, batar, fena bulur ve bu dünyadan yok olur. İşte tam bu noktada ruhumuza bir soru düşer: Madem eninde sonunda fena bulacağız, neden bu yok oluşu baki olan Allah’ta eritip "Fenâfillah" sırrına ermeyelim? İnsan kalbi, doğası gereği hiç sönmeyecek bir Nur arar. Hz. İbrahim bize aslında şunu öğretmiştir: Geçici olan hiçbir şey, kalbin ebediyet arzusuna çare olamaz. Mademki bu beden ve bu dünya eninde sonunda fena bulacaktır; akıllıca
İbrahim Ethem Hazretleri, tâcı tahtı terk ediyor,🚶 Seneler sonra Kendi YAPTIRDIĞI camide yatsı Namazı kılıyor🕌, Dışarıda kar var🏔️, hava çok soğuk❄️, "Şurada kıvrılayım da sabah olunca giderim” diye düşünüyor🥶, Caminin bekçisi geliyor... Bekçi: “Ne yapıyorsun burada?” diyor... İbrahim Ethem: “Müsaade et şurada yatayım, Sabah Namazından sonra gideceğim”🤗 diyor, Bekçi bacağından tutuyor onu ve “İBRAHİM ETHEM SENİN GİBİ ÇULSUZLAR İÇİN YAPTIRMADI BU CAMİYİ” diyor ve bacağından sürükleye sürükleye, kafasını merdivenlere vura vura 🤕 atıyor onu dışarıya... İbrahim Ethem “Ben bu camiyi yaptırdım”🕌 diyemiyor KİBİR olur diye, Çaresiz şehre gidiyor,🚶 Her taraf kapalı, sadece bir yer açık, bir ekmek fırını.... Kapıyı çalıyor ve sabaha kadar oturma müsaadesi istiyor,🌃 Orada çalışan işçi “Geç otur” diyor, Aradan bir-iki saat🕐🕑 geçiyor, Sabah ezanı okunmaya başlıyor, Okunduktan sonra işçi dönüyor... “Hoşgeldiniz nereden gelip nereye gidiyorsunuz isminiz ne?" diyor💐 İbrahim Ethem de “Ben iki saattir burada oturuyorum şimdi mi geldi aklına sormak” diyor...🌹 Fırıncı “Ben bu fırında işçiyim, İki çocuğum var, iki de yetime bakıyorum, Ben onlara şimdiye kadar HARAM LOKMA YEDİRMEDİM,🍞🫓🥖 Senin geldiğin vakit benim mesai saatim dahilindeydi, Ezan okundu mesaim bitti, Seninle istediğin kadar konuşabiliriz, şimdi KAZANCIMA HARAM karışmaz” diyor... İbrahim Ethem “Sen ne güzel adammışsın, Sen ALLAH’tan bir şey isteyip de olmadığı vaki oldu mu..?” diye soruyor, 🤲🤲🤲 “Ben ALLAH’tan ne istediysem verdi, Fakat ALLAH’tan bir şey istedim, Onu bana vermedi, ALLAH’a yalvardım, bana İbrahim Ethem Hazretlerini göster diye, bana onu göstermedi” diyor... “O ALLAH ÖYLE BİR ALLAH Kİ" diyor İbrahim Ethem Hazretleri “İBRAHİM ETHEM'İN BACAĞINDAN SÜRÜKLEYE SÜRÜKLEYE, KAFASINA VURA VURA GETİRİR SANA GÖSTERİR, SEN
“Görünce mutlu olduğumuz insanlar vardır. Onlar ne güzeldir.” İbrahim TENEKECİ
kuyuların ortasında yusuf gibiyim, ateşe atlamayı bekliyorum, korkmuyorum ibrâhim gibiyim, hak yoluna kurban etti elini, tutup arafat dağı’na gitti. susuzum, kimsesizim, kerbela’da hüseyin gibiyim. kendi rızasıyla bıçak altına yatan ismâil gibiyim, yâkup gibi her gece gözyaşı döküyorum, sabırla bekliyorum. korkmuyorum, ateşe atlamayı bekliyorum, ibrâhim gibiyim.
1000Kitap