Her şey sanal kurgular üzerinden beğenme ve beğenilme üzerine bina ediliyor. Tanımadığınız, bilmediğiniz sanal kitlelerin onayını ve beğenisini almadan asla mutlu olamayacağınız bir dünyanın esiri oluyorsunuz.
Gül, Hristiyanlık'ta büyük önem taşır. Haç ortasındaki beş yapraklı gül saf öz'ü temsil etmektedir.
Saf öz, filozoflar tarafından toprak, su, ateş, hava elemanlarıdır.
Kırmızı gül, sık sık ateşe yahut ateş güle benzetilir.
Nemrut'un İbrahim peygamberi mancınıkla içine attığı ateşin de Tanrı'nın emriyle gül bahçesine dönüştüğünü unutmamak gerekir.
Divan şairlerinin gül bahçesini aynı zamanda akıl hastanesi olarak düşünürler.
Keza suda boğulan, ateşte yanan, bina altında kalan, veba, tâun, ishal, sıtma, zatülcenp hastalıklarından biri ile veya akrep sokması ile, nifas halinde veya gurbet ilinde veya ilim yolunda veya cuma gecesinde vefat eden bir müslüman şehiddir. Keza sevabını Allah'tan bekleyen bir müezzinin, doğru muameleli bir müslüman tâcirin, ailesinin nafakasını meşru yoldan kazanma neticesinde ölen herhangi bir müslümanın vefatı da hep bu gruba girer. Bütün bunlara âhiret ahkâmı itibariyle şehid denir. Bunlar diyanetleri tam idiyseler ahiret itibariyle hakîki şehid olurlar, ancak kendilerine dünya ahkamı itibariyle şehid muâmelesi yapılmaz. Diğer müslümanlara yapılan mûtad muamele yapılır.