2. Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz Bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz Kadının üstün olduğu ama mutlu olamadığı Günlere geldim bunu bana öğretmediniz Hükümdarın hükümdarlığı için halka yalvardığı Ama yine de eşsiz zulümler işlediği vakitlere erdim Bunu bana söylemediniz İnsanlar havada uçtu ama yerde öldüler Bunu bana öğretmediniz Kardeşim İbrahim bana mermer putları Nasıl devireceğimi öğretmişti Ben de gün geçmez ki birini patlatmayayım Ama siz kağıttakileri ve kelimelerdekini ve sözlerdekini nasıl sileceğimi öğretmediniz Bir kentten daha geçtim Buğdayları yakıyorlardı Yedikleri pirinçti Birbirlerine açılan borular gibi üfürüyorlardı Sonra birbirlerinden borular gibi çıkıyorlardı Pirinçler gibi çoğalıyorlardı Atlarını yalnız atlarını cana yakın buldum Öpüp çıkıp gittim yelelerini
Şiir
❝ İbrahim Havas demiştir ki: - İlmin tamamı şu iki cümlede toplanmıştır: Sana yetecek kadar gelen bir şeyde zorlamaya girme.. Yeteri kadar yapman gereken işleri de boşa giderme.. ❞
Sayfa 271 - Huzur yayınları·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Neden kendisine yükleniyordu İbrahim.. Bunun cevabını da biliyordu aslında. Kendinden hoşnut olmadığı, kendine kızgın olduğu, çünkü kendisini yetersiz bulduğu yıllara dönmüştü.
..benim olmayan mutlu hayatı sahibine vermeliyim. Kendi hayatımı almalıyım. Az mutlu, çok acıklı, biraz neşeli, çok bilmemneli fark etmez. Benim olan bana yeter..
Sen nasıl kayboldun bacım? Evdeydim valla, öyle takılıyordum. Mutluluktan deliriyor falandım yani. Oha ya, bu çok fazla dedim kendime. Ben bu kadar mutluluğu hak etmiş olamam, kesin bir terslik var bu işte dedim. Sonra dedim, ben herhalde yanlış hayat almışım, gideyim geri vereyim de kendi hayatımı alayım. Çıktım evden. Kayboldum.