Bir tiyatrodan daha fazlası!
Geleneksek evlilik anlayışına atıfta bulunulmuş hem düşündüren hem güldüren kısa eser.
Hemen bir çırpıda bitirebilirsiniz.
Keyifli okumalar dilerim :)
Beni fazlasıyla etkileyen, Zülal’in kalp kırıklıklarını içimde hissettiğim, Dağhan’ın öfkesini taşıdığım, çifte bunu yaşatan kişilere beddua edecek raddeye geldiğim o serinin ilk kitabını getirdim bu gün sizlere. Yazarın kalemine sağlık bütün duyguları fazlasıyla hissettirdi.
Sevgili yazarın Ankara imzasına katılabilmiş okurken beni neler bekliyor diye sormuştum. Söylediklerinden çok daha fazlası bekliyormuş, bunu giriş bölümünü okurken anladım.
Ben Zülal’i çok fazla içselleştirdim. Yaşadığı psikolojik baskı bir yerde onun ruh haline bürünmeme neden oldu. Dağhan bazı yerlerde haklı olsa da Zülal’e kıyamadım Dağhan’a kızdım. Arga ailesinin tek aydınlık yüzleri Zülal, Ayfer ve Deniz birbirlerine hem anne hem baba olmuş kızlar. Onların kardeşliklerini okumak bunca zorluğa rağmen çok güzel hissettirdi.
Dağhan’ın Zülal’i korumak istemesiyle kendinden uzak tutma çelişkisi anlaşmalı evlilik başladığı anda çok net görülür bir hal aldı. Ama bu çokta uzun sürmedi çünkü sevdaları her şeye galip geldi. Yaralarını yavaş yavaş birlikte sarmalarını, birbirlerine tekrar alışmalarını ve eskisinden daha çok bağlanmalarını okumak o kadar güzeldi ki.
İki Laz bir Azerbaycan türkü ve bir yörük dörtlüsü favorimdi. Zülal ve Menekşe dostluğunun yanı sıra Dağhan İdris, Halil İbrahim ve Hızır Ali üçlüşünü okumak ay heyecan vericiydi birde Halil İbrahim ve Menekşe’yi çok shipledim ben, sanırım Dağhan ve Zülal’den sonra en favori çiftim olacaklar.
Neredeyse her Karakterin bakış açısıyla yazılması daha çok karakterlerin hissiyatını hissetmemi sağladı, gerçekten her anlamda çok beğendiğim bir kitap oldu. Yüreğimi paramparça eden bir yerde bitti ve ben devamını hayal edememekle birlikte Wattpad’den Spoiler almamak için çok zor tutuyorum kendimi. Tamda en mutlu günlerinde olacak iş miydi? Akıl
Göğe Kadar SenGizem Topak · Dokuz Yayınları · 202654 okunma
Yahya Sinvar-Diken ve Karanfil (Bir Komutanın Kaleminden) Kitap İncelemesi
Yahya Sinvar’ın İsrail hapishanelerindeki uzun tutsaklık yıllarında, oldukça zor ve kısıtlı imkânlar altında parça parça kaleme aldığı Diken ve Karanfil romanını bitirdiğimde, sadece bir direniş hikâyesi okumuş gibi değil; bir halkın elli yıllık kederini, onurunu ve sarsılmaz iradesini bizzat tecrübe etmiş gibi hissettim. Bu eser, 16 Ekim 2024’te tüm dünyanın zihnine kazınan o son direniş anında, yaralı koluna rağmen düşman dronuna sopa fırlatarak teslim olmayan bir adamın, dünyayı sarsan hayatının ve ruhunun kâğıda dökülmüş halidir.
Sizinle bu sarsıcı kitaptan yaptığım, her biri birer hayat dersi niteliğindeki alıntılar eşliğinde bu eseri neden mutlaka okumanız gerektiğini paylaşmak istiyorum:
"Ey insan, evet, bir dakikalık onur ve şeref içinde yaşamak, işgal askerlerinin çizmeleri altında bir ömür yaşamaktan daha değerli..."
Sinvar bu satırları yazarken aslında 1962’de Han Yunus Mülteci Kampı’nda başlayan ve ateşle örülmüş hayatının felsefesini ortaya koyuyordu. Onun için özgürlük sadece çalınmış bir hak değil, acıdan doğan ve sabırla şekillenen bir fikirdi. Bu kitap, onuru her şeyin, hatta canın bile önünde tutan bir ruhun manifestosudur.
"Kısa sürede kamp bir 'Direniş Akademisi’ne dönüştü: Bir çadırda Filistin davası tarihi dersleri, diğerinde güvenlik bilimleri ve sorgu teknikleri, bir başkasında cihat ve şehitlik fıkhı, okuma-yazma kursları ve Arapça hat sanatı eğitimleri veriliyordu."
Hikâyeyi küçük Ahmed’in gözünden izlerken, mülteci kamplarının sadece sefalet yuvaları değil; gençlerin altı aylık idari gözaltı sürelerinde bile kendilerini her alanda geliştirdiği devasa birer bilinçlenme merkezi, yani bir "direniş akademisi" olduğuna şahitlik ediyorsunuz. Sinvar, siyasi
Yazar, "İnsanları dış görünüşüyle yargılamamalısınız" gibi söylemlerin aksine neden dış görünüş üzerinden fikir sahibi olabileceğimizi açıklıyor.
Öncelikle bu kitaptan beklentiniz bir Halid Ziya Uşaklıgil'in,Ruhun Lisanı ya da Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın Marifetnamesi olmamalı.Çünkü bu kitaptan tüm fiziksel özelliklerin incelemesini bulamazsınız.Kitabın ana konusu bu değil.Bizim insanları dış görünüşleri üzerinden yorumlamamızın arkasındaki sebepleri açıklıyor.
Yazar, belli başlı fiziksel özelliklerin sağlık durumu ve psikoloji ile ilişkisini belli başlı araştırmalar ve korelasyonlar eşliğinde sunuyor.Kaynakça açısından bayağı zengin bir kitap.Ama bu kadar kaynakçaya rağmen üslup bayağı akıcı .Genel kültür açısından okunması fayda verecek bir kitap.
İnancı olan tüm müslümanların mutlaka bir kere de olsa okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Özellikle en genç yaşlardaki aklı başında gençlerin okumasını tavsiye ederim. Bilimde Tarih dalı da dahil olmak üzere hiçbir şey nedensiz gerçekleşmez. Her başa gelen belanın bir sebebi vardır. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz'lerinin hazırlamış olduğu bu kitapta başınıza gelen bazı belaların veya bazı hayrların neden başınıza geldiğine de yer verilmekte. Kitap içerisinde bir insanın evliliğinde, yaşamında neler yapması gerektiğinden tutun; astrolojik ve burçlara dayalı olarak kişiliğinizin nasıl bir fıtrata sahip olduğunu anlatılıyor. Kitabın içi o kadar geniş bir konuya sahip ki okudukça anlayabiliyorsunuz. Kütüphaneme ekledim. Ve herkesin kütüphanesinde olmasını dilerim. (Güvenilir bir yayıncıdan ve inancının sağlam olduğunu düşündüğünüz çevirmene ait kitap olduğunu dikkat edin.)
İbrahim Ethem'in dervişlik yolundaki hikayesini Necip Fazıl'ın edebî uslûbuyla tiyatro eserinden okuyoruz. Hikâye bilindik olsa da yazarının Necip Fazıl olması hasebiyle zevkle okunan bir edebiyat şölenine dönüşüyor.
İbrahim EthemNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20211,229 okunma