#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 🔥Gerçekten de İblîs’in insanlar hakkındaki zan ve temennîsi doğru çıktı. Çünkü bir kısım mü’minler dışında herkes ona uyup gitti. 20 Oysa İblîs’in onlar üzerinde bir şeyi yapmaya zorlayıcı hiçbir gücü yoktur. Ancak biz, âhirete inananlarla ondan şüphe edenleri birbirinden ayırıp ortaya çıkaralım diye ona bu fırsatı verdik. Rabbin her şeyi hakkıyla gözetlemekte ve kayda almaktadır. 21 #Tefsir: 📖 📖 Şeytan Allah Teâlâ’dan kıyamete kadar müsaade almış ve bundan böyle vazifesinin insanları saptırmak olduğunu ilan etmişti. İddiasına göre ihlâsla Allah’a kulluk edenler hâricinde herkesi yoldan çıkaracaktı. (bk. A‘râf 7/14-18; Hicr 15/39-40) Anlaşılan o ki, netice İblîs’in iddia ettiği gibi olacak, ihlâsa erdirilmiş kullar dışında herkes ona uyup yoldan çıkacaktır. Aslında onun insanları zorla Allah’a isyana sevk etme gücü yoktur. Ona sadece, kendi iradeleriyle Allah’a isyan yolunu seçen kimseleri saptırma, kandırma ve aldatma yetkisi verilmiştir. Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur: “Hesaplar görülüp iş bitirilince şeytan şöyle der: «Allah size gerçekleşmesi kesin olan bir va‘atte bulundu; ben de size öylesine va‘atte bulundum fakat sözümde durmadım. Aslında benim size istediğimi yaptıracak bir gücüm de yoktu. Sadece ben sizi inkâra çağırdım, siz de bana uydunuz. Öyleyse beni kınamayın da kendinizi kınayın. Bugün, ne ben sizin feryadınıza yetişebilirim, ne de siz benim feryadıma yetişebilirsiniz. Dünyada iken beni Allah’a ortak tanımış olmanızı da reddediyorum. Elbette zâlimlere can yakıcı bir azap vardır.»” (İbrâhim 14/22) Şeytana dünyada insanları aldatma ve kandırma yetkisinin verilme hikmeti ise âhirete iman edenlerle, onunla alakalı şüphesi olanları birbirinden ayırmaktır. Çünkü bu dünyada insan ancak âhirete inanmakla doğru yola bağlanabilir.
İbrahim Suresi 22.Ayetin Meali
ALLAH’ın hükmü yerine getirilince şeytan şöyle der: “Şüphesiz ALLAH size gerçek bir vaadde bulunmuştu; ben de size bir söz verdim ama yalancı çıktım. Aslında benim sizi zorlayacak gücüm yoktu; benim yaptığım size çağrıda bulunmaktan ibaretti; siz de benim çağrıma uydunuz. O halde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Ben daha önce, beni ALLAH'A ortak koşmanızı kabul etmemiştim.” Doğrusu zalimler için elem verici bir azap vardır.
Alıntı
Reklam
Mustafa Kemal Atatürk, kız kardeşi Makbule Atadan, Salih Bozok, Afet İnan, Kazım Özalp, Kılıç Ali, Nuri Conker, Ali Fethi Okyar, İzzettin Çalışlar, Tevfik Bıyıklıoğlu, İbrahim Ergüven, Rıfat Börekçi ve diğer katılımcılarla beraber Manevi kızı Rukiye ile Yüzbaşı Hüsnü Bey'in Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan düğün törenlerini şereflendirmesi sırasında.. 22 Mayıs 1930.
NECİP FAZIL BUGÜN ÖLDÜ
O ve Ben adlı otobiyografisinde kaydettiğine göre 25 Mayıs 1905’te İstanbul Çemberlitaş’ta cinayet mahkemesi reisliğinden emekli büyük babası Mehmed Hilmi Efendi’nin konağında doğdu. Babası Mekteb-i Hukuk mezunu ve bazı memuriyetlerde bulunmuş Abdülbâki Fâzıl Bey, annesi Mediha Hanım’dır. Baba tarafından Maraşlı olan Kısakürekoğulları ailesinin kökü Dulkadıroğulları’na dayanmaktadır. Asıl adı Ahmed Necip olan Necip Fazıl okuma yazmayı büyük babasından öğrendi. Çeşitli okullarda kesintili ve düzensiz bir öğrenim hayatı geçirdi. Önce Gedikpaşa’da bir Fransız, sonra aynı yerde bir Amerikan mektebinde, Büyükdere Emin Efendi mahalle mektebinde, Büyük Reşid Paşa Numune, Vaniköy Rehber-i İttihad mekteplerinde okuduktan sonra Heybeliada Numune Mektebi’nden mezun oldu. Aynı yıl Heybeliada Bahriye Mektebi’ne kaydoldu. Burada da beş yıl okudu, ancak diploma alamadan ayrıldı. 1921’de İstanbul Dârülfünunu Felsefe Şubesi’ne yazıldı. Bu öğrenimini de tamamlayamadan kazandığı devlet bursu ile felsefe tahsili için Paris’e gitti. Fakat Paris’te de düzenli bir öğrenci olamadı, kısmen sanat çevrelerinde bulunduysa da kendini daha çok eğlenceye ve bohem hayatına verdi. Türkiye’ye dönüşünde İstanbul ve Anadolu’da bazı bankalarda memuriyet ve müfettişlik yaptı. Bir Fransız mektebinde, Ankara Devlet Konservatuvarı’nda, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde ve Robert Kolej’de çeşitli dersler okuttu. Bu arada felsefe öğrenciliğinden beri girmiş olduğu basın çevresini daha çekici ve eser vermeye daha uygun bir ortam olarak gördüğünden 1942’den itibaren memuriyetlerini bırakıp geçimini yazılarından ve yayıncılıktan sağlayamaya başladı. Son yıllarına kadar Büyük Doğu dergisinin ve Büyük Doğu yayınlarının sahibi ve yazarı olduğu gibi bazı günlük gazetelerde fıkra ve makaleleri de yayımlanmaktaydı.
Hayata Dair
EDEBİYAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR...
AYŞE NESLİHAN HATUNOĞLU ERZURUM'DA OKUYUCULARI İÇİN KİTAP İMZALAYACAK VE SÖYLEŞİDE BULUNACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 19 Mayıs 2026 Salı günü, saat.14.00'de;Dadaş İbrahim Erkal Kültür Merkezi-Muratpaşa, Erzincan Kapı Sokak Yakutiye-Erzurum adresinde, yazar Ayşe Neslihan Hatunoğlu ''Erzurum Nasıl Doğunun Parisi Oldu'' isimli kitabını okuyucuları için imzalayacak ve söyleşide bulunacaktır. İsteyen herkes bu etkinliği ücretsiz olarak izleyebilir. ********************************************************************************************************************************************** YAZAR ALİ EMRE KAHRAMANMARAŞ'TA ''HAYATA YÖN VEREN EDEBİYAT'' KONUSUNDA BİR KONFERANS VERECEK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 20 Mayıs 2026 Çarşamba günü, saat.13.00'de;KSÜ Yunus Emre Kongre Merkezi Nizami Gencevi Salonu-Kahramanmaraş adresinde, Yazar Ali Emre ''Hayata Yön Veren Edebiyat'' konusunda bir konferans verecektir. İlgilenenlere, önemle duyurulur. ********************************************************************************************************************************************** NEVŞEHİRLİ YAZARLAR OKUYUCULARI İÇİN KİTAP İMZALAYACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 20-24 Mayıs 2026 tarihleri arasında;Kapadokya Kültür Sanat Merkezi-Nevşehir adresinde açılacak olan ''Nevşehir Kitap Fuarı''nda, başta yazar Osman Aytekin olmak üzere Nevşehir'li yazarlar ''Nevşehirli Yazarlar Platformu'' standında okuyucuları için kitaplarını imzalayacaklardır. İlgilenenlere, önemle duyurulur. ********************************************************************************************************************************************** YAZAR ÖZAY SAĞLAM FETHİYE'DE OKUYUCULARI İÇİN KİTAPLARINI İMZALAYACAK... KERİM ÖZBEKLER
En tehlikeli insanlar saptıran sahtekarlar değil… İlmi sorumluluktan kaçıp, birilerini takip edenlerdir. Dünyanın en tehlikeli insanları bunlardır. Nefislerinde ben falanı sevdim, Allah’ın subhaneu tealanın huzurunda SORUMLU odur. Ben onu dinlerim o HELAL derse yaparım…(RÂB edinmek bilginleri,Haham ve rahipleri birde tarikat önderleri) Haram derse yapmam…(Tevbe 31) O sorumludur bana ne? Öylemi gerçekten? Soralım … İbrahim 21-22 Şeytanın konuşması: “İş bitirilince şeytan der ki: ‘Allah size gerçek vaatte bulundu, ben de size vaat ettim ama sözümden döndüm… Benim sizi zorlayacak gücüm yoktu; ben sadece çağırdım, siz de bana uydunuz. Öyleyse beni kınamayın, kendinizi kınayın.’”
1000Kitap
Reklam
Reklam