Çoğu kadının, çocuk sahibi olmanın aslında ne anlama geldiği üzerine çok etraflıca düşünmeden çocuk sahibi olduğuna inanıyorum. Annelik, toplumlarda hakikaten dayatılan bir şey ve anneliğin yüceltilmesi bu dayatma için kullanılıyor. İnsan doğduğu zaman, nasıl bir hayat yaşayacağı zaten çoktan belirlenmiş durumda. Kişiler farkında olmadan, kendileri için belirlenmiş hayata uymaya çalışıyor, kendilerini bu belirlenmiş hayata uyabildikleri ölçüde mutlu ya da başarılı zannediyorlar. “Evlenince ve çocuk sahibi olunca mutlu olursun.” dendiği için insanların bu konu üstünde gerçek anlamda kafa yormadan, evlenince ve çocuk sahibi olunca mutlu olacaklarını zannettiklerini, çok kadının evlenmek için evlendiğini ve çocuk sahibi olmak için çocuk sahibi olduğunu düşünüyorum. Belli bir yaşa geldikten sonra evlenmemenin sizin için mutsuzluk, evlenmenin mutluluk getireceğine (sadece sizin adınıza değil, herkes adına) kâni olan kimseler, yani aslında sizin neyin mutlu neyin mutsuz edeceğini sizden iyi bildiklerine inanan kimseler, şaşmaz şekilde çocuk sahibi olma konusuna büyük önem verirler. İnsan halihazırdaki düzeni, dünyayı, yaşayış biçimlerini, gelenekleri ne kadar az sorguluyorsa, doğrularından ne kadar eminse, herkesin çocuk sahibi olması gerektiğine, çocuk sahibi olmanın karşısındaki insanı mutlu edeceğine de o kadar derinden inanır. Bir kadın annelik gibi ciddi bir karar almadan önce çocuğun ve anneliğin aslında ne olduğunu, her kadını zorlayacak bu ağır sorumluluğa gerçekten hazır olup olmadığını iyice ölçüp tartsaydı, bugün dünya çok başka bir yer olabilirdi. Nihan Kaya / İyi Aile Yoktur
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu küçük eser, iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde siyasette(yönetimde) istişare/şura konuları idarecinin konumunu islamık yönetim pirensiplerine Kur’an ve sünnetle temellendirmeye çalışıyor. Kısa bir eser olması hasebiyle meseleleri yüzeysel olarak inceliyor. İkinci bölümde ise Teşkilatta başarı kriterleri. İslami cemaat ve oluşumlarda gözetilmesi gereken stratejileri içeriyor. İhvanı Müslimin, Cemaati islami gibi oluşumlardan örnekler getirerek düşüncelerini temellendirmeye çalışıyor. Bu meselerle hem pratik hemde teorik açıdan ister islami ister gayrı islami olan kimselerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Yazara düşünce dünyasında başarıla diler okurlara ise selam ederim.
Tadımlık bir söyleşiler bütünü. Maneviyat ve akılcılık, Huzur ve acı çekme, Dini entektüalizm üzerine yapılan kıymetli söyleşiler.. Okunmaya değer diye düşünüyorum