Eser, edebiyatımızdaki ilk felsefik ve gerçeküstü eserdir. Ana karakterimz Râci, bir gün dostlarıyla gezmekteyken mezarlığa rastgelmektedir. Orada Aynalı Dede isimli bir adamla karşılaşan Râci, bu kişiyle oldukça çok vakit geçirir, bilinçaltında yatan hikâyeleri bize anlatır. Yazar Ahmet Hilminin tavassufçu görüşleri olduğu, dindar bir adam olduğu bu eserdeki oluşturulan hikâyelere de etki etmiş, dolayısıyla onun görüşlerinin hikâyeye nasıl nüfuz ettiğini görmekteyiz. Surrealizm akımına yabancı insanlar okurken "Yahu bu nedir?" diyebilirler, çok doğaldır. Bu eser, surrealizmi anlayan ve bilen kişilere daha çok etki ve katkı sağlayacaktır.