Yakamoz delisi gözlerinin inadına,
Toprakta tohum gibi saklayacağım seni sevdiğimi
Kimseler bilmeyecek.
İlk kadehten son kadehe çıktığım yolculukta benimle olduğunu,
Kadehler boşaldıkça gözlerimin dolduğunu kimseler görmeyecek.
Kış eksi yirmilerde aşkınla yandığımı,
Anılar diye diye hep seni andığımı
Kimseler duymayacak.
Bir gün yalnız sen duyacaksın
Sana bile söylenmemiş, senin için saklanmış sevda sözlerini.
Bir gün yalnız sen duyacaksın, bir gülün kokusunda sevdamı.
Sen göreceksin, sen bileceksin, hissedeceksin.
Bir gün yolun sonunda, saatler durduğunda.
At vuruldu; içim paramparça Rüveyda
Gölgelerin ardına sakladım kusurumu
Sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
Ben burda damla damla eriyip akıyorum
Yine de, bırakamam yerlere gururumu
İstenmediğim yeri usulca terk ederim
Hâtıra kalsın diye bırakır da ruhumu
Mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim.
Bulanık çıkmış fotoğraflar gibiydim, görünürsüz
Yalnızdım, karışıktım
Beni tanıyan kimseler yoktu
Hiç yoktu
İçime kapanıktım
Büyük ağaçların altında
Havuzun kırık taşları arasında
Bilmezdim mutluluk nedir
Bilemezdim
Alıp başımı gitmek isterdim
İsterdim ama, kalırdım.