Bir yandan da,her şeye rağmen savunmasız ve narin olduklarını gösteren yapmacıklarını elden bırakmazlar: 'Canım şu ipi şuraya takar mısın? Canım senin boyun yetişir- ya da sen benden kuvvetlisin.' yani senin bütün üstünlüklerin basit ve hayvani temellere dayanır. Sonra, küçük bir aksama olunca: 'Dur canım, bir de ben denesem' sahteliği. 'Uzun boylu hayvan! Beni kuvvetli kollarınla alıp götürdün; şimdi, bir çamaşır ipini takamıyorsun işte!'
Evinize alışamadım herhalde. Eşyalarınıza alışamadım, yadırgadım onları. Salon-salamanjeyi, deniz gibi büyük ve kauçuk köpüğü yatağı olan karyolayı, aynı takımın yaldızlı gardrobunu ve gene aynı takımın şifonyerini ve gene aynı takımın tuvaletini sevemedim. Evinizde Türkçe bir şey kalmamıştı. Bana anlayış gösterecek yerde büfeyi gösterdin. Kelime oyunu yapıyorsun Selim. Benim bütün işim oyundu, bunu biliyorsun Turgut