İbrahim Halil

İbrahim Halil
@ibrahimhalild
Hayat, yıldızlara ulaşma çabası değilse nedir ?
Ölmek nasıl bir ansa yaşamak da bir an. Gözlerini kapar ve bütün gereksiz korkuların çözülüp gitmesine izin verirsin. Sonra korkudan muaf olan bu yeni varoluş halinde kendine sorarsın: Ben kimim? Şüpheler olmadan yaşayabilseydim neler yapardım? Haksızlığa uğrama korkusu olmadan yaşayabilseydim? Acıdan korkmadan sevebilseydim? Yarın o tadı nasıl özleyeceğimi düşünmeden, bugünün tadını çıkarabilirseydim? Zamanın geçişinden ve sevdiklerimi benden çalabileceğinden korkmamış olsaydım? Evet. Ne yapardım? Kimleri umursardım? Ne için savaşırdım? Hangi yollarda yürürdüm? Nelerden haz alırdım? İçimdeki hangi gizemleri çözerdim? Kısacası, nasıl yaşardım?
Reklam
Hafızamızı en çok unutmak istediklerimiz kazınır.
Insanın çocukluktan beri hayatının ve kendi dünyasının merkezi olarak benimsediği ve bu yüzden bütün bilgilerinin başlangıç noktası olan yerlerin aslında kısa bir zaman önce ( doğumumdan yüz yıl önce ) var olmadığını görmek , tıpkı öldükten sonra arkamızda bıraktığımız dünyayı görmek gibi , dayanılmayacak kadar meraklandırıcı ve sarsıcıdır. Bütün hayat deneyiminin , ince ince biriktirilmiş bütün insani ilişkilerin ve eşyaların zaman karşısındaki ürperişidir bu.
Puan vermedi·524 syf.··
2026 4. kitabı
Kitabı okurken insanın içine işleyen o cümle, diziyi izlerken daha en başlangıçta yeniden karşıma çıktı. Sanki yıllar önce okuduğum satırlar, bu kez görüntüyle ve sessizlikle bana geri dönmüş gibiydi. “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum…” diye başlayan o his, aslında hepimizin hayatına ait. “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu. Derin bir huzurla her yerimi saran o harika altın an belki birkaç saniye sürmüştü, ama mutluluk bana saatlerce, yıllarca gibi gelmişti.” Bu satırları okurken de, şimdi izlerken de aynı düşünce geliyor insanın aklına: Bazı mutluluklar yaşanırken sessizdir, fark edilmez… Ama kaybedilince bütün hayat boyunca yankılanır. Belki de masumiyet tam olarak budur.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
“Hayatımın en mutlu ânıymış, bilmiyordum.”
Reklam