Eltac İbrahimli

Often what we don’t realize is that the experiences that hurt us most aren’t usually the ones that we are indifferent about: There is something within them that we deeply wanted or still desire. We weren’t broken by a breakup; we were broken by wanting love that wasn’t right for us. We weren’t devastated by a loss; we were devastated because we wanted, so badly, for that person or thing to remain in our lives. Çoğunlukla bizi inciten tecrübelerin genellikle kayıtsız olduğumuz tecrübeler olmadığını fark etmeyiz. O tecrübelerin içinde derinden arzulamış olduğumuz ya da hala arzuladığımız bir şey vardır. Bizi bir ayrılık yıkmamıştır; bizi yıkan, bizim için doğru olmayan bir aşkı istemektir. Bizi mahveden bir kayıp değildir, o insanın ya da o şeyin hayatımızda kalmasını çok istediğimiz için mahvolmuşuzdur.
Sayfa 135 - Pdf·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Everything you lose becomes something you are profoundly grateful for. With time, you see that it was not the path. It was what was standing in your way. Kaybettiğiniz her şey, derinden şükrettiğiniz bir şeye dönüşür. Zamanla yolun o olmadığını anlarsınız. O sadece yolunuzda duran bir şeydi.
Sayfa 135 - Pdf·Kitabı okudu
If you are certain that you cannot let go of what is hurting you, then don’t. But take one step today, and another tomorrow, to rebuild a new life for yourself. Piece by piece, day by day. Size acı veren şeyi koyveremeyeceğinizden eminseniz kendinizi zorlamayın. Ama kendinize yeni bir hayat kurmak için bugün bir, sonra yarın bir adım daha atın. Parça parça, günden güne.
Sayfa 134 - Pdf·Kitabı okudu
You start to let go on the day you take one step toward building a new life and then let yourself lie in bed and stare at the ceiling and cry for as many hours as you need. Yeni bir hayat kurmaya doğru bir adım attığınız ve kendinize yatağınıza uzanıp tavana bakarak ihtiyaç duyduğunuz gibi saatlerce gözyaşı dökme izni verdiğiniz gün, bırakmaya başlamış olursunuz.
Sayfa 133 - Pdf·Kitabı okudu
There is nothing wrong with you because you almost get angry when people tell you to just “let go” so nonchalantly, as though they couldn’t fathom the storms in your head and heart. İnsanlar size, kafanızın ve kalbinizin içindeki fırtınaları anlayamıyormuş gibi aldırmaz bir tavırla "boş vermenizi" söylediği zaman, neredeyse öfkelenmeniz sizde bir sorun olduğu anlamına gelmez.
Sayfa 133 - Pdf·Kitabı okudu