Psychic thinking detaches us from reality. In place of logic, we put emotions, ones that are often incorrect, unreliable, and wholly biased toward what we want to believe.
Psişik düşünme bizi gerçeklikten koparır. Mantığın yerine genellikle hatalı, güvenilmez ve tamamen inanmak istediğimiz şeye meyleden duygular koyarız.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Your mind is constantly filtering and bringing to your attention information and stimuli that affirm your preexisting beliefs (this is known in psychology as confirmation bias) as well as presenting you with repeated thoughts and impulses that mimic and mirror what you’ve done in the past. Your subconscious mind is the gatekeeper of your comfort zone.
Zihniniz sürekli önceden var olan inançlarınızı teyit eden bilgi ve uyarıcıları filtreleyerek onları dikkat alanınıza sunmasının (buna psikolojide onay ön yargısı denir) yanı sıra size geçmişte yaptıklarınızı taklit eden tekrarlı düşünce ve dürtüler sunar. Bilinçaltınız konfor alanınızın kapı bekçisidir.
This is why we unconsciously vilify those who do have what we want. Instead of being inspired by their success, we doubt them. We become a skeptic about relationships, being so jealous of others’ happiness we assume that they must be faking it, or that love “isn’t real,” or that they’ll split eventually, anyway.
İstediğimiz şeye sahip olan insanları bilinçsiz olarak yermemizin nedeni budur. Başarılarından ilham almak yerine onlardan şübhe duyarız. İlişkiler konusunda şübheci bir tavra bürünür ve başkalarının mutluluğunu çok kıskandığımız için rol yaptıklarını ya da aşkın "gerçek olmadığını" ve zaten eninde sonunda ayrılacaklarını varsayarız.
When we go so long not having what we really want, we create subconscious associations between having it and “being bad,” because we have judged others for having it. When we get it, we fear losing it so badly that we push it away from ourselves so as to not have to withstand the pain. We are so deeply enmeshed in the mental state of “wanting,” we cannot shift to a state of “having.”
İstediğimiz şeyi uzun süre elde etmediğimizde, bilinçaltımızda ona sahip olmak ile "kötü olmak" arasında bağlantılar yaratmaya başlarız çünkü ona sahip oldukları için başkalarını yargılamışızdır. Ona ulaştığımız zaman onu kaybetmekten o kadar korkarız ki acıya dayanmak zorunda kalmamak için onu iterek kendimizden uzaklaştırırız. Zihnen "isteme" haline öylesine dolanmışızdır ki "sahip olma" haline geçemeyiz.
Your feelings are not intended to guide you throughout life; that is what your mind is for.
Hislerinizin var olma amacı size hayatta kılavuzluk etmek değildir, bu zihninizi görevidir.