İbrahim Altay

İbrahim Altay
@ibrahimm55
Muhasebeci
İKTİSAT
Samsun
2 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yolun başındayken , çocukluğunun ana yurdu aileden uzaklaşmaya başladıkça , ruhunun eksik kalan kısımlarını fark etmeye başlarsın.Sanki bir şeyler eksiktir ve bu eksikliğin tamamlanması yakından ya da uzaktan sevdiğin insanın hayatına dâhil olması , sana kocaman gözleriyle bakmasıyla mümkün olacaktır.Bu dönemde hissettiğin o arzuyu , çok berrak ve sıcak bir havada içeceğin buz gibi suya benzetebilirim.Susamışsındır ve o anda o su tek ihtiyacındır.Tüm masumiyetinle , inancınla aşkına düştüğün o insanla yakın olursun , ruhun ve belki de bedenin temas eder.Bambaşka bir histir bu , her yeni deneyen için tarifi olmayan yeni bir dünya.Sıradan bir organ olarak tanımladığın ve belki de hiç önemsemediğin bir organ olan el , sevdiğin kişiye ait olunca ve sana temas edince , ortaya çıkan elektrikli duyguyu hatırlasana.Çoğu zaman ilk kıvılcım ânıdır bu ve insanların büyük bir kısmı , ömürleri boyunca bu kıvılcımın ruhlarında bıraktığı o tatlı hissin peşinde koşar.
Sayfa 203 - Turkuvaz Haberleşme ve Yayıncılık·Kitabı okudu
Psikoloji
Reklam
Günlük hayat içerisinde karşına çıkma ihtimali yüksek kişilik tiplerinden bir tanesi de pasif agresif kişiliklerdir.Bu kişilik özelliğine sahip insanların inanılmaz geniş bir saygı alanları vardır,yani senin onunla hiç ilgisi olmadan yaptığın bir şeyi bile kendisiyle ilgili düşünebilir ve bu davranışını saygısızlık olarak yorumlayabilir.Bu haliyle eğer rahatsız olduğu şeyi gelip seninle konuşuyor olsaydı çatışmalar telafi edilebilirdi.Ama pasif agresifler alındıkları,öfkelendikleri şeyleri konuşmak yerine dolaylı olarak bunları gösterme eğiliminde olur.Bir pasif agresif çevresindeki insanlardan , çalıştığı işten veya başka şeylerden sıklıkla şikayet eder ama bunların hiçbirini doğrudan muhataplarına ifade etmez.Çünkü bir pasif agresife göre insanlar yaptıkları hataları kendi anlamalıdır.Ancak pasif agresif kişinin kızdığı şeylerin büyük bir kısmı yanlış anlama olabilir ve karşı taraf hata yaptığının bile farkında olmayabilir.
Sayfa 183 - Turkuvaz Haberleşme ve Yayıncılık·Kitabı okudu
Psikoloji
Kendi hayatına baktığın zaman , seni çok üzen olaylara sadece olan olay sebebiyle mi yoksa yaşadığın o olayın ileride ortaya çıkarabileceği olumsuz ihtimalleri de düşünerek mi bu kadar üzüldün? Benim karşılaştığım vakalarda , insanların üzülme ve endişelenme kaynaklarının önemli bir kısmının o an yaşanılan olaylar değil o olayın gelecekte yol açması muhtemel sonuçları düşünmek olduğunu fark ettim.Yani sen bir ayrılık yaşıyorsun ve bu ayrılık doğal olarak seni üzüyor bir süre.Ama daha çok üzülmene sebep olan şey , bir daha böyle güzel bir ilişki yaşayamayacağın korkusu , bir daha sevilmeme ihtimali veya diğer insanların seni ayrılık yaşadığın için kötü görme endişesi olabilir.Yani ayrılığa bir üzülürken , hissettiğin acının beş olmasının altında bu yatıyor.Ya da başka bir örnekte , iflas ettiğini ya da işten atıldığını düşünelim.İş kaybına üzülmek doğal ve katlanılabilir bir acı.Ama sen sonrasında bir daha hiç başarılı olamayacağını , insanların bu kayıptan dolayı seni suçlayacağını düşünüp kendini çok daha fazla üzersin.
Sayfa 133 - Turkuvaz Haberleşme ve Yayıncılık·Kitabı okudu
Psikoloji
Kötümser insanlar yaşadıkları problemlerde olabildiğince olumsuza o kadar odaklanıyolar ki , gözleri ondan başka bir şey görmüyor ve zaman algısı kayboluyor.Yani yaşadığı problemin içine düştüğü zaman , artık bu durumun hep böyle devam edeceğini , eski güzel günlerin tamamen geride kaldığını hissetmeye başlar.İbn-i Sina'ya atfedilen bir rivayet vardır.Rivayete göre kiloları ve yaşları aynı olan , aynı cinsteki iki kuzu aynı şartlardaki iki ayrı kafese konulur.Bu iki kafesin yanında bir kafes daha vardır ve orada da bir kurt vardır,ancak bu kurdu sadece kuzulardan birisi görebilmektedir.Aradan bir süre geçtikten sonra kurdu gören kuzunun her daim huzursuz olduğu , yemeden içmeden kesildiği gözlemlenir.Kurdu görmeyen kuzununsa keyfi yerindedir.Ve işin sonunda kurdu gören kuzu hastalanarak ölür.Diğer kuzu yaşamaya devam eder.Bu hikayede kahramanlar kurtla kuzu olsa da insanlarda da durum tam olarak böyledir.Neye inanırsan öyle oluyor.Yani bir problem hiç geçmeyecekmiş gibi hissettiğinde , gerçekten başına hiç geçmeyecek ve her gün ağırlığını arttıracak bir problem gelmiş gibi yıpranırsın.
Sayfa 109 - Turkuvaz Haberleşme ve Yayıncılık·Kitabı okudu
Psikoloji
Diyelim ki çalıştığın iş yerinde , amirin konumundaki insan daimi olarak senin hata yapacağın üzerine temellenmiş bir ön yargıya sahip.Devamlı seni kontrol ediyor,fikirlerine hiç güvenmiyor ve şans vermiyor,çok küçük hatalar yaptığında bile aşırı tepkiler veriyor.Aslında sen işine hevesli , geleceğe yönelik planları olan bir insansın.Eğer bu işten ayrılmadığını varsayarsak , içindeki bu olumlu duygular ne olacaktır? Sana güvenilmediği , hep sorun çıkaran eleman gözüyle bakıldığı için , bir süre sonra sen de tam olarak beklenildiği gibi hiçbir şey üretmeyen , işe dair tüm heyecanını yitirmiş ve sadece işini yapmış olmak için yapan birisine dönüşeceksin.Tam tersi bir durumla karşı karşıya olsak ne olurdu? Sana inanan bir yöneticin var , içindeki fikir kıvılcımlarını ortaya çıkarman için seni cesaretlendiriyor , yaptığın hatalara hoşgörüyle yaklaşıyor.Böylece sen de çok büyük ihtimalle işine heyecanını kaybetmeyen , işini daima geliştiren birisine dönüşeceksindir.
Sayfa 62 - Turkuvaz Haberleşme ve Yayıncılık·Kitabı okudu
Psikoloji
Reklam