İbrahim

İbrahim
@ibrahimyldrrm
Motorcycle Mechanic & Technician
Taşdelen İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
İstanbul
1918
64 okur puanı
Şubat 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bin kitap, bir acı.
artık eve dönmenin bi önemi kalmamış. farklı masalarda, farklı insanlarla hep aynı kahve içilmiş, bir türküye can verilmiş, gözlerim biraz daha bulanık görmeye başlamış, daha fazlası olamaz derken hep daha fazlasına gülümsemiş, kabanımın altında kalan uzun saçlarımı şöyle bir savurmuşum, geçmiş. içimde bir sancı gibi sakladığım her şey kocaman bir sanrıya dönüşmüş, biraz yalınayak dans etmişim. alkol yok, uyku yok, kaçmak yok. lütfen herkes birbirini affetsin şimdi. mezar taşına ağlamak ile, toprağa ağlamak aynı şey değil-miş. demir olsam erirdim, toprak oldum da dayandım diyin kendinize. adınızı arasınlar tüm kara parçalarında. afrika’nın da allah belasını versin.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Pazar
çok üzgün olmamak için sürekli bir şeyler yapıyorum. eğer birkaç dakika durup mutfak tezgahına yaslanarak alnımı ova ova bir sigara yakarsam, bir bardak su içmek için oturursam misal, balkona çıkıp öyle görmeden bakarsam dışarıya, sanki çok üzgün olacağım şeyler beni bulup yakalayacakmış gibi hissediyorum. çok üzgün olacağım şeylerin olmasından daha çok üzüyor beni üzülmekten kaçmak. çünkü ben yaşayarak üzülmenin utancı içindeyim. çünkü eğer bana kalırsa insan gerçekten üzülürse, allah için bi düşünsene, ölenle ölmemek senin hiç ağrına gitmiyor mu. işte ben insanın özündeki o alçaklığı görmenin hayret dolu laçkalaşması içindeyim. eğer üzgünsem, eğer hakkıyla üzülürse insan, gerçekten üzülürse, yaşamak nasıl mümkün olabiliyor. sen öldün canım acıyor ama canım acıyorsa nasıl hâlâ çıkmıyor.
Mavi.
İki artı ikinin dört etmemesinden yoruldum. Kör, topal, aksak, eğri, eksik, buçuklu binlerce cevabın karşılığı varken, mutlak bazı doğruların habis görülmesinden yoruldum. Penceresindeki saksıdan ötesine merâkı olmayan insanların, yabandaki menekşenin kokusunu elimden almaya çalışmasından yoruldum. Kişinin kimlik haklarının hak olmaktan çıkıp lükse dönüşmesinden, başkalarının, sadece kendi kimlik haklarını kutsal kabul edebilecek kadar saygısız başkalarının egemenliğinde şirke dönüşmesinden yoruldum. Karakter oluşturmanın yasaklı olmasından, kişilik haklarıma her an sansür gelmesinden yoruldum. İnsanın kendini ifade etmesinin - edememesinin onun tuhaflığı ya da geçimsizliği olmasından yoruldum. Birkaç yıldır çok geçti. Artık imkansız. Boş yere çok uzun süre uğraştım, bir süredir de çabasızlığın o ılık rehavetinin tadını çıkarıyorum. Kopmasın diye ipleri uç uca düğümlerken parçalanan ellerimi okşuyorum. Kendine sorulmasından hoşlanmayacağı hiçbir soruyu başkasına sormayan ellerimi. Beni sonsuzca uzağa çeken akıntıya direnmeyi bıraktım, yeterli uzaklığa süzülüyorum. Fazlasıyla zorlanan tüm iplerin nasıl kopacağını izleyebileceğim o yeterli, geç kalınmış uzaklığa. Yorgunluğumu telafi edemeyecek kadar yoruldum çünkü. Akıntının tadını çıkarıyorum.
Txt
İki aya binlerce hayvanı öldüren koca bir yangını, insan canı alan depremleri, virüsleri, uçak kazalarını, çığları, çoğunun çocukluk kahramanını hayattan koparan bir helikopter kazasını; özetle elli dokuz güne bir sürü iç sıkıntısını sığdırdık. Kontrol edemediğimiz bir sürü dert yokmuş gibi insanın insana bu yaptığını sığdıracak yer var mı şimdi içimizde? Zaten neredeyse her şey yüzünden ölüyoruz orospu çocukları, insan insanı nasıl korumaz da öldürür?
Cızırtı.
gecenin bi yarısı kaldırıma oturmuşum, ayaklarım çırılçıplak. saçlarımı annem iki numaraya, taze kesmiş. bi ayrılık kokusu var üzerimde, yıllardır yaşadığım evden yaka paça atılmış gibi kokuyorum. tırnaklarım sararmış, bi sigara daha yakıyorum, bu seferki kendim için. hangi derdi nereye koyacağımı düşünüyorum. içim sığmıyor valizime.