Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş!
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!
Brenda’nın alışverişleri “tam gelişmiş bağımlılığın” tüm tuzaklarını içeriyordu. Bir alışveriş macerasını tarif etmek bile onda zevk dalgası uyandırıyordu. Bu öforik (mest edici) duygular beyindeki kimyasal değişimlerle yakından bağlantılıdır. Söz konusu değişimler bağımlılıkla ilgili tüm davranışları denetler. Sinir iletici “dopamin” de işin bir parçasıdır. Dopamin hem ödülü hem de cezayı düzenleyen beyinsel bir mesaj taşıyıcıdır. Bağımlı kişi zorlanımlı olarak haz duygusunu arar, arzular ve yeniden yaratır. Dopamin, mesajları beynin zevk merkezlerine taşıyarak, bağımlıların haz veren eylemleri durmadan tekrarlamalarına neden olur; kişi artık ilk baştaki zevki yaşamıyor ve eylemin yarattığı olumsuz sonuçların farkına varıyor olsa bile… Üstelik bir bağımlılık hakimiyeti ele geçirirken, beynin karar alma ve muhakemeden sorumlu ön lobu giderek hakimiyeti kaybeder.
Birileri buna halüsinasyon diyor. Oysa hayatın kendisi "halüsinojen." Oksijenin kendisi uyuşturucu. Öyle bağımlısı olmuşuz ki bir kaç dakikalık eksikliği öldürüyor..