Sanki kalbime bir avuç kükürt, bir ölçek ah sürülmüş,
Göğsümde barut macunu; içten içe, sinsice yanıyor.
Sen uzağa bakıyorsun, senin yolun çoktan çizilmiş,
Benim dünyam, sen her "gitmek" dediğinde kanıyor.
Dilimin ucunda bin cümle, hepsi kör, hepsi topal,
Korku bir urgan gibi dolanmış, sesim çıkmıyor.
"Kal" desem yankısı yok, "git" desem canım pazar,
Bu suskunluk beni öldürüyor da, kimse bakmıyor.
Öyle bir korku ki bu; seni kaybetmekten de öte,
Sana "gitme" diyemeyecek kadar aciz kalmak.
Sen ufukta kaybolurken, bu karanlık nöbette,
Kendi enkazının altında, her gün baştan boğulmak.
Git... Madem yollar çağırıyor, mani olamam,
Zaten bende kalan gölgenle de bir gün kurulamam.
Sana doğru düzgün bir veda bile borçluyum ama,
Ben bu yangınla, bu dille artık doğrulamam.
Garp yeli
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR
Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e
SELİM GÜRBÜZER
Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir.
Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim:
“Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun.
Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim.
Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam