“Ahir zamanda bir takım alimler ortaya çıkar, insanların dünyaya karşı rağbetlerini azaltmalarını isterler fakat kendileri zühde yanaşmazlar. Onları korkuturlar kendileri (günah ve İlâhî azaptan) gereğince korkmazlar. Başkalarını vali ve idarecilerle iç içe olmaktan nehyederler, kendileri, bundan sakınmazlar. Dünyayı ahirete tercih ederler. Dilleriyle dünya malı kazanıp tıka basa yerler. Zenginlere yaklaşıp, fakirlerden uzaklaşırlar. Kadınların erkeklere karşı birbirlerini kıskandıkları gibi, onlar da ilim üzerinde biri diğeriyle anlaşamazlar. Yanındaki birisi başkasının meclisinde oturduğu zaman ona kızar. Onların ilimden nasipleri işte bunlardır.”
Sayfa 51 - Semerkand Yayıncılık, 3. Baskı, Eylül 2004 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor
Ehlullah (Allah dostları), bir insanın kaza ve ahkamla ilgili ilimleri bilip onlara göre hareket etmesini, gerçek ilimle amel etmek olarak görmüyorlardı. Mesela, bir kimse, İslam hukukunu öğrense ve hükümlerinin alimi olduğunda, insanlar arasında hüküm verse, yahut mal edinip zekat ve alış-verişlerin ilmini bilerek alım-satım yapsa veya ilmini öğrenerek eylenme ve boşama gibi ameliyelerde bulunsa; bütün bunlarla, ilmiyle amel etme sıfatını ve faziletini ele geçirdiğini hiç kimse söylememiştir. Bilakis sırf bu ilimlerle uğraşmayı kötüleyen pek çok haber nakledilmiştir. Bu tür ilim sahipleri (genelde) dünyaya rağbet ve mal toplama hırsı ile sıfatlanmışlar, idarecilerle iç içe olup onların lehine çalışmışlar, böylece huşû ve zühd sahibi âlim olma sıfatını kaybetmişlerdir.
Sayfa 45 - Semerkand Yayıncılık, 3. Baskı, Eylül 2004 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ölüm korkusundan birçok insan kolaylıkla bahsederken yaşamak korkusunu gündemine alabilenlerin sayısı yok denecek kadar az, çünkü yaşamaktan korkmak erkek toplumlarda aşikâr edilemez, gizlenip saklanan ama içten içe kaşınan kronik bir yaradır.
Sayfa 60 - Ketebe. 1. Baskı: Mayıs 2026/ İstanbul·Kitabı okudu
Kendi başarımızı büyütüp başkalarınınkini küçültme eğilimindeyiz. Bu tür algısal sapmaların hak (görme) algımızı nasıl etkilediğini tahmin edersiniz.
Dıştan içe bakınca fedakârlıklar zor görülür.