Fatma Turgut
Sen gül, benim içim yanıyor Bir varmış bir yokmuş ve fırtına kopmuş Elimizde ne varsa kanıyor Solsun resimler, "Aşk ölmüş" desinler Sen gül, benim içim yanıyor
Müzik
"Zamanı koklayan bir saat gibi işlerken içim; Ah, her an değişen bu durum, bu biçim!"
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Saffat suresi dinleyim içim ferahlasın dedim Allah razı olsun okuyandan gözlerim dolu dolu
KESTİM KARA SAÇLARIMI Uzaktı dön, yakındı dön, çevreydi dön, Yasaktı, yasaydı, töreydi dön. İçinde, dışında, yanında değilim. İçim ayıp, dışım geçim, sol yanım sevgi, Bu nasıl yaşamaydı dön. Onlarsız olmazdı, taşımam gerekti, kullanmam gerekti. Tutsak ve kibirli – ne gülünç – Gözleri gittikçe iri, gittikçe çekilmez. İçimde gittikçe bunaltı, gittikçe bunaltı. Gittim, geldim, kara saçlarımı öylece buldum. Kestim kara saçlarımı, n’olacak şimdi? Bir şeycik olmadı – Deneyin lütfen – Aydınlığım, deliyim, rüzgârlıyım. Günaydın kaysıyı sallayan yele, Kurtulan, dirilen kişiye günaydın! Şimdi şaşıyorum bir toplu iğneyi Bir yaşantı ile karşılayanlara. Gittim, geldim, kara saçlarımdan kurtuldum... Gülten Akın
Kıyısından açıldı sana doğru kalbim Uzak denizlerde değil Sende battım Ne boran, ne fırtına... Bir bakışın yetti Üşümedim hiç bu kadar Çökmedi böylesine yalnızlık Gözlerin ayrılıklar ülkesi Gözlerin yaşamaktan ötesi... Suyuna hasret karışmış denizin Kuşların kanadına telaş düşmüş Nasıl zor sana kavuşmak Nasıl her gün cumartesi Suyuna hasret karışmış denizin Sesini duyar gibiyim rüzgarlardan Içim öyle ferah, öyle temiz Ama bir şey var sende, bilirim Biraz bulanık, dalga dalga deniz Söyleyemediğim şeyler var Yüzüm durgun, sesim tiz Sen ve ben, ikimiz... Aramızda dalga dalga duvarlar Suyuna hasret karışmış denizin
Şiir
Naçizane
Şu anda sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim.Yinede az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek. 'Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.’
1000Kitap