Annem Öldü Mü? – Vigdis Hjorth
Bu kitabı bitirdiğimde ilk hissettiğim şey üzüntü değil, şükürdü.
Hem bir anne olarak hem de bir evlat olarak kendi annemle olan ilişkimi düşündüm. Elbette her ilişkide kırgınlıklar, yanlış anlaşılmalar, söylenemeyen sözler vardır. Ama bu kitapta anlatılan görülmeme, duyulmama ve yok sayılma hissi öylesine ağırdı ki sayfalar boyunca içim sıkıştı.
Yazar, bir çocuğun yalnızca fiziksel ihtiyaçlarının karşılanmasının yeterli olmadığını; anlaşılmaya, görülmeye ve duygularının kabul edilmesine ne kadar ihtiyaç duyduğunu çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor.
Kitabı okurken zaman zaman kendi çocuklarımı düşündüm. Bir anne olarak beni en çok sarsan şey, onların bir gün kendilerini bu kadar yalnız ve değersiz hissedebilecekleri ihtimaliydi. Çünkü bazen çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey çözüm değil, gerçekten görülmektir.
Bu kitap bana bir kez daha şunu hatırlattı:
“Çocuklar anne babalarının mükemmel olmasına değil, duygularının fark edilmesine ihtiyaç duyar.”
Bitirdiğimde anneme karşı daha fazla minnet, çocuklarıma karşı ise daha fazla farkındalık hissettim.
️ Bazı kitaplar hikâye anlatır, bazıları ise insanın kendi hayatına ayna tutar. Bu kitap benim için ikinci gruptaydı.