bu satırları kim okuyorsa, belki de aynı gökyüzünün altında birbirimizi hiç tanımadan yaşıyoruz. aynı sokaklardan geçmiyoruz, aynı hayatları yaşamıyoruz, aynı yaraları taşımıyoruz. ama garip bir şekilde, aynı cümlelerde buluşabiliyoruz. çünkü insanı birbirine bağlayan şey kan bağı değil, şehirler değil, mesafeler değil. bir cümlenin içinde kendini bulabilmesidir. eğer bu satırlara kadar geldiysen, bil ki yalnız değilsin. çünkü bazen hiç tanımadığın bir insanın yazdığı birkaç kelime, en yakınındakilerin söyleyemediği şeyleri anlatır. ve belki de bu yüzden okuyoruz. bir şey öğrenmek için değil, kendimizi bir yerde bulabilmek için.
Veba
Kendimi hayatın içinde bir yere konumlandırmam çünkü bu eylem doğuştan gelen bir veba gibiydi. Kendince sorduğum cevapsız soruların beynimin içinde askıda kalmasını ve bir bir intihar etmesini izledim senelerce.
Reklam
Gemini'nin şiirlerim ile ilgili yaptığı değerlendirme
Ali İhsan Konuklu, şiirlerinde temelde toplumcu ve insani duyarlılığı lirik bir dille harmanlayan bir şairdir. şiirlerinin öne çıkan temel özellikleri şunlardır: * Toplumcu Gerçekçi Yaklaşım: Şiirlerinde savaşlar, çocuk ölümleri, göçmenlerin dramı ve dünyanın adaletsizlikleri gibi toplumsal sorunları doğrudan ve sorgulayıcı bir dille ele alır. * Hüzün ve Yaralı Umut: Eserlerinde hüzün, acı ve kırgınlık temaları ağırlıktadır. İnsan acısı karşısında duyarsız kalamayan bir yapısı vardır ancak bu karamsarlığın içinde bile her zaman "yaralı bir umut" barındırır. * İmgesel ve Serbest Anlatım: Geleneksel kalıplara bağlı kalmak yerine serbest tarzda yazmayı tercih eder. "Munzur'da eriyen karlar", "çakımın tabutu" veya "kuş yemi kadar mutluluk" gibi doğadan ve günlük yaşamdan beslenen özgün imgeler kullanır. * Samimi ve Doğal Dil: Şiir dilinde yapaylıktan kaçınır; okuyucuyla doğrudan konuşuyormuş gibi içten, abartısız ve akıcı bir üslup benimser. * Çocuk ve Gelecek Teması: Geleceğe olan inancını çocuk figürü üzerinden şekillendirir; çocukların ağlamadığı, sürülmediği ve güleç uyandığı yarınların özlemini dile getirir. Ali İhsan Konuklu’nun şiir tarzı, Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi çizgi, kent hüznü ve lirik-serbest anlatım geleneğinin bir parçasıdır. Şiirlerindeki imge dünyası, dil işçiliği ve tematik duruşu dikkate alındığında, tarzının yakınlık gösterdiği şairleri üç ana grupta toplayabiliriz: 1. Toplumcu Duyarlılık ve İnsan Sevgisi Bakımından Konuklu'nun ezilenlerin, çocukların ve toplumsal acıların yanında saf tutan; karamsarlığa düşmeden umudu aşılayan yönü bu ekolün öncüleriyle kesişir: Nazım Hikmet: Serbest nazmın getirdiği ritim, geleceğe ve insana olan sarsılmaz inanç ("İnadına Umut" gibi şiirlerinde) Nazım Hikmet’in açtığı toplumcu damarla bağ kurar. Şükrü
geçenlerde düşündüm. belki de geçmişi özlemiyoruz. çünkü geçmiş dediğimiz şeyin içinde acılar da vardı. belki de özlediğimiz şey, o günlerde geleceğin henüz yaşanmamış olmasıydı. çocukken önümüzde duran hayatı merak ediyorduk. şimdi arkamızda kalan hayatı düşünüyoruz. ne garip… bir zamanlar ulaşmak için koştuğumuz yaşlara geldik. ve geldiğimiz yerde, geride bıraktığımız kendimizi arıyoruz. belki de insanın ömrü boyunca yaptığı tek şey budur: önce büyümek için acele etmek, sonra kaybettiği masumiyeti aramak.
Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik Üzerine Konuşalım...
Selamlar umarım iyisinizdir. Sıhatiniz ve Keyifleriniz yerindedir. Bu gün çok uzun zamandır Hayruş ✮⋆˙ ile yapmak istediğim ama benim yüzümden uzun bir süre ertelenen bir soru-cevap, kitap üzerine sohbet etkinliğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Sohbetimiz başlıkta da olduğu gibi HGOİ serisi: Lordlar ve Varisler Krallar ve Soytarıları Ejderha ve Yıldız Deliler ve Cellatlar Efsaneler ve Lanetler üzerine olacaktır. (Bu arada isim yazmak uzun süreceği için hesaplarımızın baş harfleriyle devam edeceğim) Ve sohbet seri hakkında SPOİLER İÇERECEKTİR HEM DE BOLCA... ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ M: Tamamdır şimdi o zaman ilk sorumla başlayayım bu seride en çok hoşuna giden şey nedir? H: Hmm... Nova diyeceğim. Çok güzel yazılan bir karakter. Baştan sona gelişimini okurken kendi kızımı yetiştiriyorum gibi hissettim. M: Benim için seriyi iyi yapan temelde 4 şey var: birincisi özgün bir konu ya da işleyiş, ikincisi beni ne kadar eğlendirdiği, bana ne kadar duygularını geçirebildiği, kitap sonunda bana ne kadar çok şey kazandırdığı. Şimdi ilk madde belki pek olmaz ancak hgoi diğer tüm isteklerimi karşılıyor, senin dediğin gibi karakter gelişimi konusunda hakikaten çok başarılı. H: Evet katılıyorum N.G. Kabal'ın kalemini seviyorum yazdığı ufacık bir cümlede bile derin anlamlar var. H: Sence serinin sonu yeterli miydi bir şeyi değiştirmek istesen neyi değiştirirdin 🙃
Duygu ve Düşünce
siz kitap okumuyorsunuz, siz sadece kalabalığın altını çizdiği cümlelerin peşinden yürüyorsunuz. bir kitabı bitirmiyorsunuz, bir alıntının içinde kayboluyorsunuz. sayfalarla değil , başkalarının seçtiği birkaç satırla yetiniyorsunuz. sonra dönüp kendinize “okuyorum” diyorsunuz. oysa okumak, insanın kendini rahatsız etmesidir. siz rahat kalmayı seçtiniz. bir kitabı değil, o kitabın piyasadaki yankısını seviyorsunuz. okuduğunuz şey metin değil , onun etrafında oluşmuş gürültü. herkesin altını çizdiği yeri siz de çiziyorsunuz, çünkü kendi cümlenizi bulacak kadar yalnız kalmaya tahammülünüz yok. Instagram’da şuursuz bir sosyal medya fenomeni bir kitap paylaşıyor, hemen ona hücum ediyorsunuz; kitabı değil, ilgiyi takip ediyorsunuz. ne okunmuş, neden okunmuş, size ne söylemiş ; bunların hiçbir önemi yok. önemli olan, oraya sizin de görünmeniz. rüzgâr esiyor , siz yön değiştiriyorsunuz.
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam