Hangi ülkede, hangi toplumda, hangi okulda, hangi sınıfta olursa olsun öğretmenle öğrencinin göz göze geldiği bir an vardır. Bu âna kitapta potansiyel gelişim ânı diyorum. Potansiyel gelişim ânı, öğretmenin gücünün yaşamla temas ettiği,* hayat bulduğu andır. Ve bu kitap, öğretmenin gelişim ânı içinde kendini, gücünü nasıl ifade ettiğini anlatıyor.
Biliyorum, bazen çok yoruluyorsun. Kendine dair kelimeleri unuttuğun, aynaya baktığında bir zamanlar senin olan parıltının yerini yorgun bir gölgenin aldığını hissettiğin ânlar oluyor. Ama unutma, gölge bile bir ışıktan doğar. Senin içinde hâlâ gülüşünün sıcaklığı, gözlerinin köşesindeki çizgilerde biriken anılar ve zamanla olgunlaşan bir sevgi var.
İçimde annemle ettiğim bütün kavgalar bir anda bitti. Barıştık diyemem ama sustu. İçimdeki sesler susunca, başka şeyler duymaya başladım. Bizim evin içinde ne çok ses varmış meğerse, benim duymadığım.
Dünya Govinda, mükemmellikten yoksun ya da mükemmellik yolunda ağır ağır ilerliyor değildir; Hayır, her an mükemmeldir o. Tüm günahlar bağışlanmayı, tüm küçük çocuklar yaşlıyı, tüm bebekler ölümü, tüm ölenler sonsuz yaşamı kendi içinde taşır.
Göklerde kartal gibiydim,
Kanatlarımdan vuruldum;
Mor çiçekli dal gibiydim,
Bahar vaktinde kırıldım.
Yâr olmadı bana devir,
Her günüm bir başka zehir;
Hapishanelerde demir
Parmaklıklara sarıldım.
Coşkundum pınarlar gibi,
Sarhoştum rüzgârlar gibi;
İhtiyar çınarlar gibi
Bir gün içinde devrildim.
Ekmeğim bahtımdan katı,
Bahtım düşmanımdan kötü;
Böyle kepaze hayatı
Sürüklemekten yoruldum.
Kimseye soramadığım,
Doyunca saramadığım,
Görmesem duramadığım
Nazlı yârimden ayrıldım.