• CHARLES BUKOWSKI VE YALNIZLIK •
Alman asıllı Amerikalı yazar Bukowski, kirli gerçekçilik edebi akımının temsilcisi, kendini tanımanın ve bir birey olarak gelişmenin aracı olarak yalnızlığın sadık savunucularındandır. İşte yazarın bu konuyla ilgili bize bıraktığı bazı alıntılar: “Ben insanlardan nefret etmiyorum, sadece etrafımda olmadıklarında kendimi daha iyi hissediyorum.” “Yalnız olmamak amacıyla herhangi biriyle yetinmek... Eğer mutsuzluğu kelimelerle açıklamak zorunda kalsaydım, onu böyle ifade ederdim.” “Yalnızlık ve insanlar arasındaki doğru dengeyi korumayı bilmek, tımarhaneye düşmemek için anahtar budur, taktik budur.” “Yalnızlıktan keyif alırım. Asla kalabalığı özlemeyeceğim.” “Yalnız olmayı tercih ederdim. Küçük bir barda tek başına oturup içki ve sigara içmek hoştu. Her zaman kendime eşlik etmeyi bildim.”
24 yaşındayım. Herkes küçük göründüğümü söylüyor. Hâlâ mekanda içki veya enerji içeceği migrostan alırken kimlik istiyorlar. Lan tipim 18 yaş üstü diye bağırıyor! Niye beni küçük sanıyorsunuz? 🙄
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Seni o kadar özledim ki... Bir gülüşüne sarhoş olduğum günleri özledim, Kahkahalarınla dağılan dertleri, Yanında geçen sıradan anların bile bayram gibi olduğu zamanları... Şimdi her dublede biraz daha büyüyor sensizliğin. Kadehimde içki değil, Adını koyamadığım bir özlem var. Her yudumda boğazımdan geçen, Senin yokluğunun acısı. İçimde kapanmayan bir yara gibi duruyorsun. Ne zaman gülmeye çalışsam, Eksik kalan bir şeyler hatırlatıyor seni. Kalabalıklar arasında bile yalnızım; Çünkü eğlenmek için müzik değil, Senin sesin gerekiyormuş bunu anladım. Belki de en çok, Bir gün daha seni düşünmeden geçirememeyi yoruldum. Ama ne yaparsam yapayım, Kalbimin en sessiz köşesinde hâlâ sen varsın. /A.Özhan
Duygu ve Düşünce
Dediğimiz o gecedeyiz..
Bırakmıştım uzun zamandır Ama ihtiyacım var şu anda Bazen bir içki şişesi Yaşam destek ünitesi..
1000Kitap
Aptallar Gemisi 1490-1500 tarihli - Hieronymus Bosch
Aptallar Gemisi bir grup insanın daha doğrusu işe yaramaz, tembel, açgözlü bir grubun tekneyle uzaklaşmasıni resmediyor.Kırık dallardan bir dümen, dümende bir soytarı, şarkı söyleyen bir keşiş ve rahibe, masadaki kirazlar şehvet sembolu, kendi zevklerine dalmış bir grup insan "Asla yol alamayacak" bir gemide ama farkında bile değiller."Asla yol alamayacak bir gemi" bu metafor, eserin kalbini oluşturur. Bosch, Sebastian Brant’ın 1494 tarihli ünlü hiciv şiiri Das Narrenschiff (Aptallar Gemisi) ile neredeyse aynı dönemde bu temayı işlemiştir. Merkezde karşılıklı oturan Fransisken keşişi ve lavta çalan rahibe, kilisenin ahlaki çöküşünü simgeler. Hristiyan teolojisinde "Kilise" (Navis Ecclesiae), ruhları kurtuluş limanına taşıyan kutsal bir gemi olarak sembolize edilir. Bosch, bu kutsal gemiyi bir aptallar teknesine dönüştürerek dönemin dini otoritesine sert bir eleştiri yöneltir.Dümen yerine kullanılan kırık dal ve ağacın tepesinde, insan kalabalığına arkasını dönmüş içki içen soytarı aklın ve rehberliğin tamamen terk edildiğini gösterir.
Sanat
Kahveyi o kadar sevmiyorum ki keyifsiz olduğumda içiyorum sadece daha da kendime acı çektirmek için sjsjsj yani kahve içerken görüyosa biri bilsin ki hayattan bıktığım bi günümdeyim ee napalım içki haram