esmâ

esmâ
beni terk ettiğin gün, gelip yığıldığım yatağın etrafını küçük güneş toplarıyla doldurdum. kollarımı șiş yapıp ilmek ilmek geçirdim her günü. bir ters ördüm, bir düz. bir günüm ters gitti, bir günüm düz. çok git gel yaptım. ama başardım. yeni bir hayat ördüm kendime güneşin ipliğinden.
Sayfa 134
Reklam
aklını dolduran tek şey; nasibinin seni bir gün mutlaka bulduğuydu. her şey insana yazılıyor diye düşündü; ama bazen ulaşmıyor. bilmediğimiz nedenlerle dolaşıp duruyor hayatın içinde. bazen yanından geçiyor insan yazgısının, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor. sonra bir gün, hiç hesapta yokken, hiç beklemezken, başka âlemlerdeki seyrini tamamlıyor senin olan şey, çıkıp geliyor ve seni buluyor.
Sayfa 106
1000Kitap
şunu biliyorum ki bu dünyada eğer annen yoksa, anne olabilecek herkes ve her şey, senin annen olsun istiyorsun.
Sayfa 56
acıyı çekerken çekiyorsun, anlatırken gözyaşların senden önce konuşuyor. yıllar içinde alışıyorsun, her geçen gün daha çok alışıyorsun. bir zaman sonra başkasının hikâyesi gibi anlatmaya başlıyorsun, sanki sen yaşamamışsın, sanki sen çekmemişsin gibi.
Sayfa 49
zaten ben hep dikkatli oluyorum. her yerde. biri bana kızmasın diye, yemek yerken, dişimi fırçalarken, evcilik oynarken, ders çalışırken hep dikkatli oluyorum. sere serpe yaşamak ne, bilmiyorum.
Sayfa 32
Reklam