Ne arkama bakıyorum gelirken
Ne de soruyorum nereye diye
Gözlerinle olmak yetiyor payıma..
Kışın üşütmez diye düşünüyorum
Yazın terletmez
Yaprak döktürtmez eminim o gözler
Her gülüşün yeşillik içimde
Gözlerin ki mevsimsiz yüreğimde!
O bir bakışın ki
Bin şiirdir her hücremde...
bazı kadınlar ne kalpte sarhoş ne anda kayıptır
limanda yüzen balıktır
dalgasızlık vurur yüzlerine
bir elleri suda
bir elleri güneşte
bir elleri sende
sallanıp dururlar
ne bir sarkaç ne boşlukta yaprak ne kundakta bebek
kanatları kırılmış kuş gibi
bir aşağı
bir yukarı
bir sola
bir sağa
bembeyaz umutlara
yuvarlanan ateş topudurlar..
"Sana sarılmak, çölde yürürken yalın ayak bir vahaya rastlamak gibiydi. Gözlerini ovuşturup rüyadan uyanmak, sanki yıldızlara dokunmak gibiydi. Bulutların üstüne çıkmak, bir kuş gibi özgürce uçmak, hayal ettiğim yere varmak, kokuna esir olmaktı.."
"Ana dili insanın kendi öz tarihi, öz yaşamı, uygarlığı, yazını, ulusal kişiliğinin temel niteliği, varlığının baş koşulu; sevinçlerinin, coşkularının, mutluluklarıyla mutsuzluklarının, yılgınlıklarıyla umutlarının, özlemlerinin, yengileriyle yenilgilerinin, yaratılarının biricik kaynağıdır."
Suat Taşer
"Boşanmayı kolaylaştıran yasalar ilişkilere emek harcama ihtiyacını ortadan kaldırdı, kolay kredi imkanları kişinin finansal anlamda kendini kontrol etmesini gereksiz kıldı, kolay eğlence kendimizi eğlendirecek uğraşlara duyulan ihtiyacı yok etti, kolay cevaplar soru sorma ihtiyacını ortadan kaldırdı. Yargılarımızı ve irademizi, normal şartlarda bir yetişkinin kendisine edilmiş bir hakaret olarak göreceği siyasi vaazların ve ticari kandırmacaların eline teslim eden çocuk bir millet olup çıktık."