Oraya gitme demedim mi sana,
Seni yalnız ben tanırım demedim mi?
Demedim mi bu yokluk yurdunda,
Hayat çeşmesi ben'im?
Bir gün kızsan bana,
Alsan başını, yüz bin yıllık yere gitsen,
Dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Kendisini hiçbir zaman tanımamış olan adama ithafen yazılan bu kitapta, yıllar süren bir aşk anlatılır.
Birçok kadınla beraber olan adamın, kendisine yıllardır aşık olan, doğum günlerinde sürekli 'beyaz gül' gönderen bu alımlı kadından ve kadının kendisini çok sevdiği için aldırmadığı bi bebeği olduğundan habersizdi. Kadın çocukken gördüğü o ilk andan, ölümle yüzleştiği ana dek olan biten her şeyi bir mektuba yazmış ve bunu adama ulaştırmıştı.
Kitap boyunca kadının yaşadıkları ve hissettikleri anlatılır.
Kitap, adama yazılan bir mektuptur aslında..
İntihar ettikten sonra "Şiir yazdığını bile bilmezdim. Bir kenarda pıtır pıtır bir şeyler yazardı" diyen eşine bir şiirinde; "Yabancıların en yakınıydın sen!" diye seslenmişti Nilgün Marmara. Anlatamamak değil ölüm. Ölüm artık anlaşılamamak..