"Şimdi ve burada, bir başkasının kriterlerine göre var olmaya çabalayan bir insan mısın; yoksa kendi bilincinle oluşturduğun ölçütlere göre seçimlerini yapıp eyleme geçen biri misin ?"
Beyin felci ile dünyaya gelen ve doktorların umutlu bir vaka olarak görmediği bir çocuk, 5 yaşına kadar herhangi bir konuşma ya da hareket belirtisi göstermeden yaşamıştır. Ancak 5 yaşından sonra, sol ayağıyla hayata tutunabileceğini fark ettiği o gün, onun için bir dönüm noktası olmuştur. Annesi sayesinde yazmayı öğrenmiştir.
Evet, belki kendi çabası ve azmi vardı; elbette başkalarının destekleri de oldu. Ama en önemlisi, ona tüm yüreğiyle inanan ve yılmadan çabalayan bir annesi vardı. 13 çocuğun arasında, tamamen başkalarına muhtaç bir çocuk değil; birçok başarıya imza atan güçlü bir birey yetiştirmiştir.
Kitabın hem konusu hem de bugünün anlam ve değeri düşünüldüğünde; evlatları için dimdik duran, elinden gelen hiçbir çabayı esirgemeyen ve her zaman güçlü olan annelerimizin Kadınlar Günü’nü içtenlikle kutluyorum.
"Çünkü insan konuşamadığında pratikte kaybolmuş sayılır; diğer insanlarla arasında kalın duvarlar örülür, milyonlarca şey söylemek isteyip bir tanesini bile söyleyemez."