ico montana

ico montana

, bir kitap okudu
8/10
·115 syf.·
9 saatte okudu
·
2023 16. kitabı
William Shakespeare
8.1/10 · 14,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hayatın diyalog olduğu yalandır. Hayatın gerçeklik olduğunun da yalan oluşu gibi. Akla hayale sığmaz bir şey olmadığı gibi, rezilce bir mutsuzluktur, bir dehşet dönemidir, kısa da olsa uzun da, hoşnutsuzluk üretmekten ve melankoliden oluşan… sadece milyarlara varan ölüm sebepleri, ölüm sonuçları… Burada muazzam bir yaratılış hoşgörüsüzlüğü ile karşı karşıyayız, bizi daima umarsızlığa sevkeden, acılaştıran ve sonuçta da geberten. Yaşadık sanırız, oysa gerçekte ölmüş gitmişizdir. Tümünden bir ders aldık deriz ama olan biten itiş kakıştır sadece. Bakarız, tasarlarız, ama baktığımız ya da tasarladığımız her şeyin elimizden kayıp gittiğini seyretmek zorunda kalırız, egemenliğimiz altına almayı ya da en azından değiştirmeyi planladığımız dünyanın da elimizden kayıp gittiği gibi, geçmişin ve geleceğin de elimizden kayıp gittiği gibi, kendi kendimizin elimizden kayıp gidişi gibi ve zamanla her şeyin bizim için imkansız olacak olması gibi. Hepimiz bir felaket halet-i ruhiyesinde yaşarız. Yapımız anarşiye eğilimli bir yapıdır. İçimizdeki her şey sürekli kuşkunun gözetimindedir. Ortada eblehlik olsun ya da olmasın, her şeyde katlanılmazlık vardır. Temelde dünya, ne açıdan bakarsak bakalım, katlanılmazlıktan ibarettir. Dünya bizim için durmadan daha katlanılmaz olur. Katlanılmaz olana tahammül edişimiz, her birimizin hayat boyu işkence ve eziyete olan yeteneğidir, bir iki ironik unsur vardır insanda, mantıkdışı bir dangalaklık, geri kalan her şey iftiradır.
Alıntı
Yürüme ekonomimize çok az dikkat ettik. Yürüyor ve düşünüyoruz ama yürürken düşünmüyoruz, her şeyden önce de çok düşünürken çok hızlı yürüdüğümüzü düşünmüyoruz, düşünüyoruz ve yürüyüşümüzü gözlemlemiyoruz. Yürüyor ama düşünmüyoruz, daha da artan bir yorgunluk içinde gibiyiz. Hep daha da daha da hızla yürüyebileceğimizi, hep daha da yoğun düşünüp hayaller kurabileceğimizi, fikirler yürütebileceğimizi sanıyoruz; hızlı değil, tam tersi yavaş yürümemiz gerektiğini düşünmüyoruz, çok hızlı yürüyor ve çok geçmeden bir felaket halini alan yorgunluğumuzun kurbanı oluyoruz.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Alıntı