“Bu, sırf bir toprak, salt bu topraklardan kovulmuş bir halkın haklı savaşı değildi. Bu, bir akide ve din savaşıydı. Bir medeniyet, bir tarih ve bir varoluş mücadelesiydi.”
… İbrahim eğildi ve yerden rengi kırmızıya çalan bir avuç toprak aldı ve şöyle dedi: “Bu toprak, Resulullah’ın (s.a.v.) ashabının kanıyla sulandığının şahididir. Resulullah’ın (s.a.v.) ashabının tertemiz kanlarıyla suladıkları bu toprak bizim toprağımızdır. Bu arazi bizim arazimizdir. Bu toprakların tekrar özgürlüğüne kavuşması için yeniden Resulullah’ın (s.a.v.) izinden gidenlerin tertemiz kanlarıyla sulanması gerekiyor.”
“O’nun varlıkla alakasının birincil yönü rahmettir. (En’âm, 6/12,54; Mü’min, 40/7) O’nun rahmetinin iki cephesini içeren besmelenin bütün hayırların anahtarı olması da bu alakayı ifade eder.”