Harikalar diyarı?
Bana bir yerden tanıdık geliyor. Alice’in başından geçenler her ne kadar hayal ürünü olduğu belli olan şeyler olsa da aslında yaşadıkları, karşılaştıkları çok tanıdık.
Mesela gerçek dünyada da insanlar yerine göre büyüyüp yerine göre küçülebiliyor. Şekilden şekile girebiliyor. Tek farkı bunu bir yelpaze, eldiven ya da mantara ihtiyaç duymadan yapabilmemiz. Sadece kelimelerimizle büyüyüp küçülebiliriz. Bazen büyüyerek bazen küçülerek girebileceğimiz kapılarla dolu bir dünya.
Etrafımızdaki kraliçeleri, cheshire kedilerini, mart tavşanlarını, şapkacıları, düşesleri, yalancı kaplumbağaları hatta ‘Alice’ leri ve daha nicesini saymama gerek dahi yok herhalde. Yine içimizde ve dışımızda yer alan onlarca karakterden bazıları.
Alice in de dediği gibi: “Ben kimim? Önce bunu söyleyin, sonra da, eğer o kişi olmak hoşuma giderse, gideceğim: Hoşuma gitmezse, başkası olana dek burada kalacağım.”
Bu karakterlerden hangisi olduğumuza karar verip öyle çıkalım deliklerimizden. Olduğumuz kişi hoşumuza gitmezse de hiç çıkmayalım mümkünse.