...🏡"Neydi ev sahiden? Yeri geldiğinde tren kompartımanlarını,gemi kamaralarını,sokak banklarını, kaplumbağaların kabuklarını,ihtiyarların hatıralarını, çocukların umutlarını yuva yapan neydi? Sığındığımız yer miydi yuva? Gittiğimiz mi,terk ettiğimiz mi, döndüğümüz mü yoksa?"
Kitap tam da bu alıntıdaki gibi Porto'dan İspanya'ya uzanan bir Comino yürüyüşünü anlatırken aslında Seher'in kendi evinin neresi olduğunu yürürken aklına gelen çocuklukta yaşadıklarını aslında fiziksel bir yolculuktan çok Seher'in içinde yürüyüp de bitiremediklerini aktarıyor bizlere. Ve kitabın her cümlesinde "Peki, benim evim neresi?" cümlesini sorgulatıyor. Nermin Yıldırım içsel yolculukları,hayata geç kalınmışlıkları, psikolojik tahlillerle bizlere muhteşem cümleleriyle eşlik ediyor. Seher yürüyor ama sanki içimizdeki duygulara ,hepimizin düşünüp de söyleyemediği birikmişliklerimize de sesleniyor. Bu yürüyüşe başlarken tek başına olacağını sanıyordu, en yakın arkadaşı Ogo'ya ağzından kaçırana kadar...
Aynı zamanda terapisti Çiğdem Hanım'a da anlatıyor her yaşadığını. Ne kadar bugün yürüse de aslında geçmişine yürüdüğünü...
Nermin Yıldırım'ın kalemini seviyorum. Düşünüp de söyleyemediklerimizi pat diye önümüze çıkarıveriyor. Ve siz her cümlede kendinizden bir şey bulabiliyorsunuz.
Bu kitabını da çok beğendim ama benim için "Dokunmadan" bir tık fazla önde. Sizlerde benim gibi yazarımızla geç tanışacak yada henüz tanışmadıysanız çok şanslısınız. Harika kitaplar sizleri bekliyor olacak. 🙏💐 EvNermin Yıldırım