Her duygu mahcubiyet taşır; ki sadece beden değil, bütün olarak bilinç de dahildir buna.⁶¹ Mahcubiyet, kendini koruma içgüdüsü veya seçilimin getirdiği biyolojik zorunluluklar gibi faydaya dayalı sebeplerle açıklanmak şöyle dursun, nesnesi pek de belli olmayan, ekseriyetle nedensiz bir kaygı olarak tezahür eder; mahcubiyet özü itibariyle "paniktir", yani deneyüstüdür. İster Racine'de olduğu gibi ehlileştirilmiş yabanıllık, ister doğuştan gelen bir ölçülülük olsun, içsel uygarlığımızda bulunan en nazik şeyi temsil eder. Her şeyden önce bir gizeme (bilhassa da duyguların en zengini ve en vakuru olan aşktaki gizeme) gösterilen saygıdır; Ötekinde, öz benliğimizin kendi kendisini tanıdığı o geceye özgü, nüfuz edilmez, gizemli unsura saygı gösterir. Mahcubiyet, budala bir samimiyetle güvenini sarstığımız takdirde sınırlarını ihlal etme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağımız, ruhun işleyişine özgü bir tinsel haysiyetin önsezisidir. Bu gizemi, kelimeleri aşıp onları imalı kılan, ifade edilemeyenin hududu olarak betimlemiştik: Bu gizem nasıl ki telaffuz edileni, dile getirilemezin halesiyle çevreliyorsa, kişiyi de baştan aşağı sonsuzlukla kuşatır. Mahcubiyet, bu elle tutulamazın, bu tartıya gelmezin hassas kullanımıdır. Muhabbet beslemenin paradoksal cilvesi olan mahcubiyet, karşısındakini uzaklaştırırken kendine çeker ve beceriksizlik ile zarafetten, cüret ile utangaçlıktan oluşan o parlak albenisini bu tereddüde borçludur; dolayısıyla Leibniz'in deyimiyle motus primo primus (aslî ilk hareket) değil, aksine, doğaya aykırı bir ihtiyat, kendisini kendisinden koruyan bir yüreğin o nefis ölçülülüğüdür. Mahcubiyette, ironide olduğu gibi, bir zaman unsuru vardır. Duygularımız yoğunluklarına göre tertiplendiği ve zımni olanaklarca zengin oldukları için, tüm güçlerini bir hamlede
Alıntı
kurşun askerin talim zamanı emeğe ve hürriyete hasret suyun su olduğu aziz günler bir parça ekmeğin yokluğunda ruhu gayz bürüdüğü vakitler yerküre sancısı, hakk, direniş bizlere vekâleten utkulu rüzgârla karışıp giderdi öcümüzü almaya kurşun askerin içtima zamanı ellerinden ayakkabı boyası henüz çıkmıştı ki taze yüreği bıraktılar avuç içlerine muhtaç olduğu ses telleri infilak varlığı mustang, hissi infial yokluğa vekâleten alizeden kasırgaya evrilip giderdi öcünü almaya
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Sen iyi ol, sevgi dolu ol ve sadece kendine yönel, kendini değiştir, kendinle mücadele et... Kendi erdemine ve ahlakına ada bütün hayatını. Kimsenin seçimi, senin seçimlerini etkilemesin. Kimsenin yaptığı senin yaptığına ters diye bir infial uyandırmasın. Dışarıda kötülük var diye, sen iyiliğinden vazgeçemezsin. Başkaları sevmiyor diye, sen sevginde cimri olamazsın. Zira bu davranışın insanlığa indirebileceğin en ağır darbe olur. İnsanlığa yapabileceğin en büyük haksızlık olur.
Alıntı
_Psikolojik Harp_ İkna, Hipnoz, Büyü, Algı...
_Psikolojik harp, dünyanın en güçlü silahıdır. İnsan zihnini biçimlendirme sanatıdır. Aldatmadır, hiledir, düşünceleri manipüle etmek ve zehirlemektir. Düşmanı suya götürüp susuz getirmektir. Var olmayanı varmış gibi göstermek, var olanın zihinlerde reddedilmesini sağlamaktır. Başkalarının etkisi altında oldukları halde kendi iradeleriyle hareket ettiklerini düşündürmektir. _Psikolojik savaşın hedefi, kalenin zayıf yönünü iyi belirleyip o hedefe ısrarla ve tekrarla atışlar yaparak direnci zayıflatmaktır. _Toplumun röntgenini çekmek, damarların, dolaşım sisteminden hücrelerine kadar tahlil edilmesi sonucunda toplumsal dokunun hassasiyetleri ve kışkırtılabilecek yumuşak karnının tespiti sonucunda oluşturulan psikolojik harekat. Halkı galeyana getiren sosyal medya operasyonları ile vatandaş nezdinde infial yaratan olayları söylentiler ile toplumun geneline yayma girişimleri. _İnsanların beyin hücrelerine girilerek onlar için özel çalışmalar yapılmaktadır. Bir grubu sözde destekliyormuşçasına destek verir görüntüsü altında onu taşeron olarak kullanarak kendi hedeflerine yönelik eylem gerçekleştirmektedirler. Amaç için araç. _Psikolojik harpte düşman öz dilimizi kullanır. Bu yüzden çok uyanık bulunmak, kendi öz çıkarlarımızdan önce ulusun ve vatanın çıkarlarını düşünmek gerekir. Yani psikolojik harbin silahı geliyorum demez. O ancak uyanık olanlar tarafından anlaşılabilir ve hissedilebilir. Psikolojik harpte askerler üniforma giymezler, onlar bir toplumun içinde, hatta en yakınında bile olabilirler. Dost sözlü, güler yüzlü davranışlarla insanları kendi ulusuna ve vatanına bilmeden kötülük yapmaya sevk edebilirler. _Psikolojik harp gerçekleştirilmeden önce psikolojik harp istihbaratı gerçekleştirilir. _Psikolojik harekatın ana amacı korku yaratmaktır. sorunları unutturmak
Felsefe-Düşünce