Bütün bu olanlar benim için akıl almaz; dünyam yıkılıyor, yeniden kuruluyor, bak bakalım nasıl başa çıkacaksın.
Yıkılmasından şikayetim yok, zaten yıkılıyordu; yeniden kurulmasından şikayetim var, güçsüzlüğümden şikayetim var, doğuş olmaktan şikayetim var, güneş ışığından şikayetim var.
Çarşamba, perşembe mektuplarından sonra beni bir daha görmek ister misin, emin değilim; seninle olan ilişkimi biliyorum. Benimsin, seni bir daha göremeyecek olsam bile.
Aklıma geldi de, tek olarak yüzünüzü anımsayamıyorum. Sadece kafe masalarının arasından geçip gidişiniz, görünüşünüz, elbiseniz; bunlar hâlâ gözümün önünde..