İnançlarının hapishanesinde mahkûm insan, inançlarına yapılmış bir eleştiriyi kendine yapılmış bir saldırı olarak algılar. Çünkü inançlarının ötesinde bir benliği oluşmamıştır ve inançlarıyla özdeşmiştir. İnançalarının kendisi olduğunu sanır. İnançları onu özgürleştirmek yerine tutsak kılmaktadır. Bakış açısı dar, düşünceleri muhafazakardır. Değişim ve sorgulanan düşünce onun için tehlike anlamına gelir. Çünkü her şeyin daima aynı kalmasını ister. Tam da bu düşünce doğanın diyalektiğine, zenginliğine, çeşitliliğine aykırıdır. Oysa düşünmek sorumluluk gerektirir.