“Seni dünya gözüyle bir daha görmek...
Bunu da nereden çıkardın? içimde boşuna arama bulamazsın böyle bir isteğin kırıntısını.
Hayır seni asla bunların hepsi telefat, dünya gözüyle bir kez bile görmek istemiyorum.
Acıdım ömrümce, 'neler vermezdim seni görmek için' gibisinden cümle kuranların hâline...
Uğruna dağları delmem, ummana dalmam, atmam ateşe naçiz bedenimi, kovalamam peşini davet etse bile eteklerin...
Seni dünya gözüyle bir kez daha görmek isteyen biri varsa, buna şiir şahittir ben değilim.”
İsmet Özel
“Var mı bilen başıma seni saranlar arasında adını?
mantık mı diyorlar, idrak mısın, hafıza mı?
sahici bir şeysen eğer, söyle bakalım; neydi
sevgilinin koynuma kaçtığı tarih, yıllardan hangisiydi,
hangi mevsimdeydik, ayın kaçıydı? koynummuş
madem sevgilinin göz diktiği yer kaçmak için, incecik ürperişli gölgesi cismime neden kıydı?
Sor gücün yetiyorsa sormaya var mıymış, gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi... O yürek burkucu gençlik döngülerinde beni çark ettirişi...”
İsmet Özel
“Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
öyle yoruldum ki, yoruldum dünyayı tanımaktan,
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda.
Acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim.
Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim...”
İsmet Özel