“Masum insanlara kötülük ediyorlar, gerçek olaylara karşı güvenimizi sarsıyorlar. İnanarak dinlememizi güçleştiriyorlar. İnsan her sözü kuşkuyla karşılıyor artık. Gerçekle düş birbirine karışıyor; yalanın nerede bittiğini anlayamıyoruz. Tutunacak bir dalımız kalmıyor. Tutunamıyoruz.”
“Var mı bilen başıma seni saranlar arasında adını?
mantık mı diyorlar, idrak mısın, hafıza mı?
sahici bir şeysen eğer, söyle bakalım; neydi
sevgilinin koynuma kaçtığı tarih, yıllardan hangisiydi,
hangi mevsimdeydik, ayın kaçıydı? koynummuş
madem sevgilinin göz diktiği yer kaçmak için, incecik ürperişli gölgesi cismime neden kıydı?
Sor gücün yetiyorsa sormaya var mıymış, gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi... O yürek burkucu gençlik döngülerinde beni çark ettirişi...”