• Demokratik nizam eski yunanlarda oluşturulan bir düzendir yunancada demos halk krtos ise iktidar anlamında yani halkın yönetimi halkın hakimiyeti anlamina gelir günûmuzde halkın büyük bir çoğunluğu demokrasiyi sadece seçim olarak biliyor. Aslinda demokrasi insani kendi nizamini kendisi kurmasi fikrinden gelir. Yani millet nizamlar koyan kendilerini yönetmek ićin yöneticiler kiralayan dilediği zaman onlarda yönetimi devr alır anlayacağimiz özere demokratik nizamda egemenlik halka verilir. Yani halk başlı başına yasamanın kaynağıdır halk belirler, halk seçer, halk yapar, halk yasalaştırır.
    Bu anlattıklarım doğrudan demokrasi içindir ki buda eski yunanlarda kuçuk yerleşkelerde sadece uygulandi günumuzde uygulanması imkansizdir bunun yerine kral ve kilisenin yönetimine karşi fransiz devriminde sonra temsili demokratik nizam (temsili hükumet) uygulanmaya bašladi
    Fransiz devriminde sonra uygulanan temsili demokrasi 4 temel esas fikir vardir bunlar
    1) mulkiyet özğürlugu
    2)sahsiyet özgürluğu
    3) fikir özgürlugu
    4) din özgurluğu
    Mülkiyet özgurluğu kapitalist iktisadi sistemini doğurmakla beraber sömürgeciliğin hukuksal yolunuda açmiştir. Gunumuzde uygulanan temsili demokratik sistem ise oligaršik/despotik bir sistemdir aptal insanlar anlamasada kapitalizmin sömürüsünü perdeleyen bir simgedir.
    Temsili demokratik sistemde arkada görünmeyen burjivazi kendilerine binek olarak seçtiği partileri ve yöneticileri halka sunar ve halka sadece kendi seçtikleri secenekleri sunarlar halk sadece bu secenekler arasinda seçim yapma özgürlugune sahiptir. Ki bazen toplumda olan milletçi vatanci ve dini duygulari hoşnut ederekte halka istenilen seçenekte seçtirilir temsili demokratik sistemde kapitalist partiler tahterevalliye biri çıkıp biri iniyor bilirsiniz sizde tahterevalliyde hep gıcırdama sesi gelir ha işte o tahta kalasın sesi değil inliyen halkın sesidir temsili demokratik sistem var olan sorunlarin asil kaynaği ve sorunlari çözume kavuşmamasi nedenide bu sistemin çözümsüzlüğüdur. Bu sistemde doğruluğun ölçütu parmak hesabi, çoğunluğa baş vurmadır . Gerçekte olan doğruluğun ölçütü bunlar değildir akli metodan olma ve vakayla mutabiliktir.
    Yönetim şekli, tatbik edilecek ideoloji ve bu ideolojinin nizamı halka sunmak aptalliktir fikilerin doğruluğun ölçütü halka sunularak bulunamaz
  • Yoo, hayır! omzunu açma. omzun ideoloji taşır.
    Ah Muhsin Ünlü
    Sayfa 63 - SEL YAYINCILIK
  • Emek gücünün yeniden-üretimi yalnızca niteliklerinin yeniden-üretimini değil, aynı zamanda kurulu düzenin kurallarına boyun eğmesinin de yeniden üretimini gerektirir, yani işçiler için , egemen ideolojiye boyun eğmelerinin yeniden üretimini, sömürü ve baskı görevlileri için ise egemen ideolojiyi düzgün kullanma yeteneğinin yeniden-üretimini gerektirir, ki böylece yönetici sınıfın egemenliği “söz ile” sağlayabilsinler.
  • "Alçaklıkmış," dedi alaycı bir sesle."Ne kadar ilkel,ne kadar vizyon fakirsin,Kolbein.Bırak öyle şeylere din adamları ve siyasetçiler kafa yorsunlar..Laboratuvarda kendi gözlerinle gördün.Slav ırkını.Kuvvetli ve çalışkan oldukları kesin ama maalesef bir o kadar da akılsızlar.Aptal işçi arılar gibi.Ya Yahudiler?Hepsi de bizim eserlerimizden beslenen,toplumumuzu ve kültürümüzü istila eden birer parazit.Peki ya zenciler?Asırlarca medeniyetsiz yaşadıktan sonra hiçbir direnme gücü göstermeden topraklarının kullanılmasına göz yumdular..
    "İşte tüm bu genetik madde karmaşasının ortasında Kuzeyli ırkı var.Germenler.Ariler.Biz!Uygar.Bilge.Zeki ve kavrayışlı.İnsanoğlunun varlığını sürdürmesi için her şeyden önce Ari ırkının varlığını sürdürmesi gerek!" Dönüp bağırdı."Fareler ve bitler dertsiz tasasız üreyip duruyorlar!Antiloplardan,kaplanlardan ve baykuşlardan çok daha büyük bir süratle.Bir gün canavarlardan başka hiçbir şey kalmayacak.Matematik yalan söylemez..Bu bir ideoloji meselesi değil.Bu bir hijyen meselesi."
    Ingar Johnsrud
    Sayfa 245 - Elias Brink(Elias Brinch)
  • Şeriati İslam'ın diğer din-ideoloji ve görüşlerin aksine insana verdiği değeri, insanı yüceltmesini, kişiye şahsiyet kazandırmasını anlatmaktadır bu kitabında.

    Kitap konferans konuşmalarının yazıya dökülmesidir. 3 bölümden oluşuyor.(3 ayrı konferans)

    Şeriati'nin sesinin ve hareketinin temel dayanağı müslümanlardır. Ona göre bu yaklaşımda temel olarak anlaşılması gereken dinamik, temel seçim İslam olmalıdır.Şeriati'nin metodolojisinin tipolojisi de budur.Ona göre İslamı öğrenmek için önce Allah sonra Kur’an daha sonra peygamber olmalıdır ve şu sözlerle belirtir;

    "Biz Öncelikle Allah kavramı üzerinde çalışmalıyız, zaten İslam da bunu kendi içinde değerlendirmektedir. İkinci adım olarak da Kur'an'ı bilmek önümüze gelir...

    Üçüncü adım da İslam'ı bilmek olarak önümüze çıkar. İslam'ı bilmek, Hz. Muhammed'i(sav) bilmektir. Abdullah'ın oğlu bu dinin peygamberi olan insanı bilmektir.” der Şeriati ama hepsinden önce kendinizi bilmenizi vurgular.
  • Öğretmen sahip olduğu kişiliğini yargı, ideoloji ve doktor işlevleriyle birleştirdiğinde, toplumun temel yapısı, yaşam için hazırlanması gereken süreçle amacından saptırılmaktadır. Bu üç gücü birleştiren bir öğretmen, öğrencinin yasal veya ekonomik reşit olmama durumunu meydana getiren ya da özgür toplanma hakkını kısıtlayan yasalara göre öğrencinin haklarını daha fazla kısıtlar. Ağaçları yaşken eğip bükmek sevgili öğretmenlerin içtenlikle yerine getirdikleri kutsal ve benzersiz bir vazifedir.