Kendilik nefreti, sadece kendini tabi kırmanın bir sonucu olmakla kalmaz, aynı zamanda kendine ihaneti sürekli olarak güçlendirir. Kendini tabi kılma, dıştan belirlenen bir kimliğin gelişimini ne kadar desteklerse, kendilikten nefretinin varlığı da o ölçüde etkinlikle gizlenir. Eğer bir kişi sahip olmak istediği kendilikten vazgeçmiş, ama görev yerine getirmeye dayanan bir ideoloji ile özdeşleşememişse, bu açık suç işlemeye yol açabilir.
Sayfa 54 - Çitlembik Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
İrfanımızı istila eden, bulanık lâfızlardan biri de polemik. Dilimize bir harami sessizliğiyle giren bu yabancı misafirlerin ifşa, daha doğrusu ispat ettikleri tek hakikat: aydınlarımızın havsalaya sığmaz gafleti. Her telkine açık, tembel ve serseri bir tecessus... Nezleye yakalanır gibi ideolojilere yakalanıyoruz, ideolojilere ve kelimelere. Tanzimat nesli, hiç olmazsa bu bahiste, iffet ve haysiyetini korumuş. Kalktığıni iddia ettiğimiz kapitülasyonlar, ruh dünyamızda yaşıyor, hem de bütün habasetiyle. Alafrangalık, zevki ve tefekkürü dumura uğratan bir kabuk.
Sayfa 128·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
O yüzden tarihi iyi bilmek lazım…
“Eski zamanların en seçkin ve kahraman Haçlıları bile kutsal bir mezar uğruna savaşmak için iki bin mil kat etmekle yetinmeyip yol boyunca ne soygunlar, ne hırsızlıklar yapıp din uğruna ne paralar kazandılar. Şayet yalnızca bu nihai ve romantik amaçlarına odaklansalardı, bu romantik ve nihai amaçlarından iğrenerek vazgeçerlerdi.”
Sayfa 289 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Read, düşüncelerinin toplamının "estetik felsefe" terimini hak ettiğini söyler, zira felsefesinin kaynağını varoluşçulara değil, sanatın gerçekleri hakkında inceden ineeye kafa yorması, uzun zaman düşünmesine borçludur. Yani estetik felsefe bizzat sanatın gerçeklerine dayanır, ki bu gerçekler Read'in deyimiyle sanatın tarihsel ve psikolojik gerçekleridir.
Taraf seçiminde ideoloji tek belirleyici gibi görünse de hiçbir ideolojiyi tam olarak tanımlamak mümkün olmuyor. Ayrıca aynı ideolojileri paylaşan partiler birbirinin hasmı olabiliyor. Buna karşılık farklı düşünce yapısına sahip partiler ortak çözümler üretebiliyor.
Sayfa 77·Kitabı okuyor
Bir insanın her bir hareketine anlam yüklemek, zaten eskimiş ‘düşüncenin’ hatası değil mi?