Puan vermedi
Ahmet Şahin / Milliyetçi Fikir Dergileri. Ahmet Şahin 1998 yılında Osmaniye'nin Bahçe ilçesinde doğdu, ilk ve orta öğrenimini Gaziantep'te tamamladı. 2021 yılında Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünden mezun oldu, halen Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türkiye Cumhuriyeti Anabilim Dalında yüksek lisans yapmaktadır. Çelebi dergisinin genel yayın yönetmenliğini üstlenmektedir. Türk Yurdu, Çelebi, Töre, Bozkır, Milli Mecmua, Milli Devlet, Edebice, Tarih Kritik adlı gazete ve dergilerde makaleleri yayınlanmıştır. Yazılı medyanın önemli unsurlarından olan gazetgide, günlük haber ihtiyacımızı giderir. Yapılan yorumlarda genellikle günlük olaylarla ilgilidir. Dergiler ise haftalık, ön beş günlük, aylık hatta daha uzun süreli olmalarının yanı sıra çoğu belli bir fikrin aydınlatılması görevini de yerine getirir. Bir düşünce, ideoloji muhataplarına ulaşmak istiyorsa bugün bile bir dergiye ihtiyaç duyar. Dergiler yayın süreleri, sayfa sayılarından daha çok okuyucuya verdiği ideolojik bilgi ile de hatırlanır. Türk milliyetçiliği siyasi hayatta yer almaya başladığı andan itibaren basın yayın organları içerisinde en fazla dergilerden faydalanmıştır. Yayınlanan her dergi ile Türk milliyetçiliği fikrinin ideolojik temelleri anlatılırken, Türk siyasetine sunduğu çözümler de ortaya konmuştur. Sanal medyanın her geçen gün hayatımızda daha fazla yer işgal etmesiyle, yazılı eserler eski etkinliğini kaybetmektedir. Yaklaşık 80 yıldır fikir dünyamızı aydınlatan dergilerin sanal dünyaya taşınması ile ilgili pek çok girişim vardır. Genç araştırmacı, tarihçi, yazar Ahmet Şahin bundan önce Türkçü dergiler adıyla yayınlamış olduğu eseriyle, Türkçülük alanında faaliyet gösteren dergileri topluca okuyucunun faydalanabileceği bir hale getirmişti. Şimdi ise
Milliyetçi Fikir DergiciliğiAhmet Şahin · Bilge Kültür Sanat · 20260 okunma
Bu Ülke: Bir Zihin Haritası
9/10
·339 syf.·
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Cemil Meriç'in Bu Ülke'si, yalnızca bir fikir kitabı değil; dil, tarih, aydın sorumluluğu ve medeniyet arayışı üzerine yapılmış güçlü bir muhasebe. Kitap, okuru hazır cevaplarla rahatlatmıyor; aksine zihni diri tutan sorularla karşı karşıya bırakıyor. Bence eserin en kıymetli tarafı, Batı hayranlığı ile Doğu romantizmi arasında kolaycı bir yere sığınmaması. Cemil Meriç, kelimeleri bir süs gibi değil, düşüncenin yükünü taşıyan canlı varlıklar gibi kullanıyor. Bu yüzden metin zaman zaman yoğun, hatta yorucu; fakat o yoğunluk kitabın ağırlığını artırıyor. Bu Ülke, hızlı okunacak bir eser değil. Altı çizilerek, durup düşünülerek, bazı bölümlerine yeniden dönülerek okunmalı. Türkiye'yi, aydını, dili ve kendi zihinsel konumunu sorgulamak isteyen okur için güçlü ve kalıcı bir kitap.
Edebiyat
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·339 syf.··
2026 249. kitabı
Cemil Meriç, Türk düşünce tarihinin en sarsıcı, en ödünsüz ve entelektüel boyutu en yüksek anıt kitaplarından biri olan bu eserinde; kendi ifadesiyle "fildişi kuleden yabancıların dünyasına fırlatılmış bir Manifesto" sunuyor. *Bu Ülke*, sadece bir sosyoloji ya da felsefe kitabı değil; Doğu ile Batı arasında sıkışmış, kendi köklerine yabancılaşmış, entelektüel krizler yaşayan Türk aydınının trajik bir anatomisidir. Meriç, o muazzam üslubu, keskin zekası ve kelimeleri birer kılıç gibi kullandığı lirik diliyle; sağ-sol, ilericilik-gericilik gibi yapay kutuplaşmaların arkasındaki sığlığı deşifre ediyor. Ona göre izmler, idraklerimize giydirilmiş deli gömlekleridir. Kitap boyunca tarihten edebiyata, oryantalizmden jön türklere, kültürden uygarlık kavramına kadar uzanan geniş bir yelpazede, ülkenin entelektüel hafızasını amansız bir sorgulamaya tabi tutuyor. Geçirdiği talihsiz kaza sonucu gözlerini kaybettikten sonra iç dünyasının dehlizlerinde ve kütüphanelerin derinliklerinde kurduğu o devasa düşünce evrenini okura açıyor. *Bu Ülke*; sömürgeciliğin entelektüel boyutu olan "kültür sömürgeciliğine" karşı çekilmiş en sert bayraktır. Okuru sloganların konforundan düşünmenin çetin coğrafyasına davet eden, bu toprakların ruhunu aramaya adanmış, her satırı bir aforizma gücünde olan zamansız bir tefekkür ve entelektüel namus başyapıtıdır.
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Ukrayna yazıçısı Andrey Kurkovun Grey Bees (Gri Arılar) romanı 2014-cü ildə başlayan Donbas müharibəsi dövrünə aiddir. Romanın hadisələri Ukraynanın şərqindəki Donbas bölgəsində, Ukrayna hökumət qüvvələri ilə Rusiya tərəfdarı separatçılar arasında gedən silahlı münaqişə fonunda cərəyan edir. Bu müharibə nəticəsində bəzi yaşayış məntəqələri cəbhə xətti arasında qalmış və "boz zona" adlandırılan ərazilərə çevrilib. Əsərin qəhrəmanı Sergeyiç də məhz belə bir kənddə yaşayır və müharibənin adi insanların həyatına təsirini öz gündəlik həyatı vasitəsilə göstərir. O, nə siyasi mübarizənin içindədir, nə də ideoloji tərəf tutur. Onun əsas qayğısı arılarını və öz həyatını qorumaqdır. Bu kənddə cəmi 2 sakin qalıb. Əsəri oxuyanda gürcü filmi “Mandarinlər” filmi yada düşür, amma burada filmdəki kimi iki düşməni bir evdə saxlamaq söhbətləri yoxdur. Əsərin qəhrəmanının fikri sadəcə öz arılarını qorumaqdır. Əsərdə arılar simvolik məna daşıyır. Arılar sərhəd, milliyyət və ya siyasi mövqe tanımırlar; onlar sadəcə yaşayır və öz işlərini görürlər. Bu baxımdan arılar insanlardan fərqli olaraq müharibənin yaratdığı nifrət və bölünmədən uzaqdırlar. Müəllif onların vasitəsilə təbiətin saflığını və həyatın davamlılığını vurğulayır. Əsərin əsas mesajlarından biri budur ki, müharibə insanı ucaltmır; sadəcə onun nəyə tutunduğunu üzə çıxarır. Sergeyiç üçün bu dayaq nöqtəsi arılarıdır. Onları qorumaq cəhdi əslində insanlığını, ümidini və yaşamaq istəyini qorumaq cəhdidir.
Gri ArılarAndrey Kurkov · Siren Yayınları · 202574 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 21. kitabı
Eserde Arapların işgali anlatılıyor. Din adı altında yapılan zulümler, yoksulların elinden her şeyinin alınması, kadınların cansız bir eşya gibi görülmesi, küçük kız çocuklarına yapılan işkenceler sahneye taşınıyor. Zerdüşt inancının hakim olduğu bir coğrafya arap istilasına maaruz kalıyor. Yeni sahipler ülkenin zenginliklerin yağmalayıp halkını da din değişmek zorunda bırakıyorlar. Cefer Cabbarlı eserde dokuzuncu yüzyılı anlatsa da, kaleme aldığı zamanlar da yine ülke esaret altında. Belki buna da bir gönderme olabilir. Ki zaten eser yazarın hapishaneden çıkışından sonra yazılmış. Kitaptaki şiirsel hava hemen fark ediyor ve akıp gidiyor yazılar. Dikkatimi çeken bir şey daha vardı. Elhanın savunduğu fikirler özellikle sonlara doğru iyice ideolojik hal almaya başladı. Bir nevi sağ sol çatışması gibi. Yanlış anlamış da olabilirim
İnceleme
Od GəliniCafer Cabbarlı · Qanun Nəşriyyatı · 2020205 okunma
Puan vermedi·166 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 15:43
Bu kitabı çok uzun yıllar arayla üçüncü kez okudum ve her seferinde farklı ayrıntıların beni yakaladığını fark ettim. Kitap çok katmanlı ve zengin bir içeriğe sahip. Berger, aslında sadece sanat eserlerine nasıl baktığımızı anlatmıyor; görmenin, kültürümüz, sınıfsal konumumuz, cinsiyetimiz ve yaşadığımız çağ tarafından nasıl şekillendirildiğini sorgulatıyor. Bir tabloya, reklama ya da gündelik bir görüntüye baktığımızda gerçekten ne gördüğümüzü ve bize neyin gösterildiğini düşünmeye davet ediyor. Kitabın en sevdiğim yanı, bakışın pasif bir eylem olmadığını hatırlatması oldu. Tıpkı mekânları deneyimleme biçimimizin değişmesi gibi, gördüğümüz şeylerin anlamı da bulunduğu bağlama göre sürekli dönüşüyor. 1926 yılında Londra'da doğan John Berger, sanat eleştirmeni, yazar ve ressamdı. Sanatı yalnızca estetik bir alan olarak değil, toplumu ve insanı anlamanın bir yolu olarak ele aldı. Görme Biçimleri de bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden biri. Üçüncü okumamın sonunda kitap bana yine aynı şeyi hatırlattı: Değişen sadece baktığımız şeyler değil, onları görme biçimimizdir.
Görme BiçimleriJohn Berger · Metis Yayıncılık · 20207,6bin okunma