Ferisiler, yani İsa'nın düşmanları bir gün yanına geldiler. " Ey öğretmen," dediler, "Senin gerçek olduğunu, Tanrı yolumu da öğrettiğini biliyoruz. Hiç kimseden çekindiğin yok. Çünkü kayırıcılık yapan biri değilsin. Açıkla bize, düşüncen nedir? Sezar'a vergi ödemek yasal mı değil mi?"
İsa onların kötü niyetini bildiğinden "Ey ikiyüzlüler, dedi, Neden beni denemeye kalkışıyorsunuz? Bana vergi ödediğiniz şu parayı gösterin."
Kendisine bir dinar getirdiler. İsa sordu: "Bu gördüğünüz yüz ve yazı kimindir?"
"Sezar'ın, dediler"
Bunun üzerine İsa, öyleyse,dedi, Sezar'ın hakkını Sezar'a Tanrı'nın hakkını Tanrıy'a verin.
( Yeni Ahit, Matta İncili,22:16-21)
... Bana gelince, suçu önlemek için suçluyu yakalamanın, adaleti sağlamak için yasayı uygulamanın hiçbir işe yaramadığını karşılaştığım yüzlerce olayda birebir yasayarak öğrendim. Keşke öğrenmemiş olsaydım, diyorum çoğu zaman, keşke yalan da olsa dünyada adalet diye bir şeyin var olduğuna inanabilseydim. Ama inanamıyorum. Çünkü insan denen bu tuhaf yaratığı kötülükten uzak tutacak ne bir güç var ne bir yasa...