“Gözlerini dikip tepeden baktığın
Çocukluğum benim
Seninkinden farklı
Birbirimizden farklı olana duyulan kin, sanırsın bir öğrenci pasosu
Kinle doyurulmuş, gagası açık, aş bekleyen kuşlar gibi
Doyurulmuşuz
Hâlâ aç!
Her aş karın doyurmuyordu
Bileniyorduk kendimizden farklı olana
Halbuki her şeyi benzerdi bir çocuğun başkasına
Öğrendiği dua, sofradaki yemek, üzerine giydirilen kıyafet
Öylece başlardı Kıyamet!”