Nuri Ulusu, Atatürk’ün ilk İstanbul seyahatin de yanında götürmek istediği kitapları kütüphanede karton kutulara koymaktadır. İçeri giren Atatürk’ün “Ne yapıyorsun?” sorusuna, karton kutular aldırdığını, istediği kitapları onların içine koyduktan sonra trene göndereceği karşılığını verir. Bunun üzerine Atatürk “ Dur, biraz bekle” dedikten sonra dışarı çıkar ve kısa bir süre sonra ellerinde iki cephane sandığı taşıyan ellerle geri döner. Nuri Ulusu’nun şaşkın bakışları arasında Atatürk’ün sesi duyulur: “Savaşta bunlarla cephane taşıdık, sen o zaman çocuktun, bilemezsin. Bu sandıklar benim için çok önemli. Şimdi o savaş bitti, yeni bir savaşımız başlıyor. O da kültür ve sanat savaşımızdır ve o okumakla, kitapla olur; işte şimdi cephane taşıdığımız o sandıklara kitaplarını koy, bu sandıklarda taşınsın, cephanenin yerini artık kitaplar alsın.”
Sayfa 16 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sosyolojinin gösterdiği bir gerçek vardır: Dinler gelişip kurumsallaştıktan sonra egemen kesim bu kez o dini kuşatır, teslim olur ve kullanmaya başlar. Başlangıçta alt katmanların direniş ideolojisi olan bu din, bundan sonra üst tabakaların baskı ve yönlendirme aracı haline gelir. İnsanlar kutsal olanla korkutularak çelik cendereye alınırlar.