Bu kitapla çocukluğunuzun tozlu sayfalarını aralamaya ne dersiniz?
Vidar, öğretmenlik yaptığı okulda karıştığı bir olaydan dolayı açığa alınır. Evde bulunduğu bu süreçte eski bir kolide ailesinin yazlık evinin numarasını bulup o numarayı çevirdiğinde duyduğu ses ölen babasına aittir. Vidar, bir anda kendini 17 Haziran'ın sıcak günlerinde bulur ve aklına çocukluğuyla da konuşabileceği fikri gelir. O günden sonra sık sık evi arayarak çocuk Vidar'la konuşmaya başlar. İğneyle kuyu kazar gibi saat saat, dakika dakika o günü not etmeye başlar. Peki, 17 Haziran'ı diğer günlerden ayıran nedir?Neden nisan, mayıs değil de haziran; ayın 3'ü 5'i değil de 17'si? İşte bizler de Vidar'la bunun cevabının peşinde sürükleniriz. Kitap bittiğinde insanın çocukluktaki yaraları iyileşmeden büyüyemediğini anlıyoruz.
Bir yandan soruşturmanın seyrini, diğer yandan geçmişin sırlarını merakla okutan, dili oldukça sade bir kitap 17 Haziran.
Kitabın büyük bir bölümünün telefon konuşmalarından oluşması ve bölümlerin kısa olmasından dolayı kitabı çok kısa bir sürede okudum. Telefonun ucunda, Vidar'ı bekleyen hangi çocukluk travması var ? Okuyup öğrenin, derim.
Kitapta en hoşuma giden şey, kaybettiğiniz aile üyeleriyle hatta kendi çocukluğunuzla konuşabilme fikriydi.
Peki ya çocukluğunuzla konuşma fırsatı verilseydi sizler ona ne söylemek isterdiniz?
Bugün 17 Haziran. Yani çocukluğunuza gidip onu anlama vakti.
Kitaplı günler.
Bazı kapıların kilitli kalması gerekir. Hele ki kimsenin görmemesi gereken sırları saklıyorsa.
Nora, henüz 11 yaşındayken bu kilitli kapı açılır ve babasının öldürdüğü kadınları evlerinin bodrumunda saklayan bir seri katil olduğu ortaya çıkar.
Başarılı bir cerrah olan Nora, bu olayın üzerinden 26 yıl geçse ve soyadını değiştirse de hastalarından birinin, babasının kullandığı o eşsiz yöntemle öldürüldüğünü öğrendiğinde geçmişinden kurtulmanın o kadar da kolay olmadığını anlar. Üstelik işlenen bu cinayetler onun üzerine yıkılmaya çalışılır.
Bu ölümlerin arkasındaki kişi babası mı yoksa babasını taklit eden biri mi?
Yazardan yine sürpriz sonlu, oldukça sürükleyici bir kitap. Katili tahmin etmek ise neredeyse imkansız.
Sürükleyici ve sonuyla şaşırtan kitapları seviyorsanız bu kitap tam size göre Ters köşe sevenler listelerine mutlaka eklesin.
Yazarın kitaplarında sevmediğim şey ise karakterlerin birbirine olan benzerliği. Başroldeki kadın hep çok güzel, onunla ilgilenen erkek yine çok yakışıklı ve karakter olarak mükemmel Açıkçası ben, kitaplarında biraz daha farklı karakterler görmek istiyorum.