Kadınları yargılayıp cezalandırmaya hevesli bir başyargıç...
Hakkında idam kararı verildiğinde bile sessiz kalan bir kadın...
Sevdiği kadının kahramanı olmak isterken onu kurban eden bir aşık...
Kitap, yalıda işlenen cinayetin failleri olarak yargılanan Melek ve Yalçın'ın mahkemesiyle başlar.
Üç bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde Ağır Ceza Başyargıcı Faik İrfan'ın, ikinci bölümde Melek'in düşünceleri bilinç akışı tekniğiyle anlatılmış. Üçüncü bölüm ise Melek'le birlikte yargılanan yalı cinayeti şüphelilerinden Yalçın'ın yazdıklarından oluşuyor.
Yalının sahibi ve Melek'in sözde kocası yaşlı Hüsrev Ebruzade'nin sapkınlıklarını okumak sizi biraz zorlayacak. Bir kadının bunları yaşaması korkunç. Bundan daha korkunç olansa dünyada hâlâ bunları yaşayan bir sürü Melek olması.
Erkek egemen bir ailede büyüyen Melek, yanlışın ne olduğunu bilen ama kanatları olduğu unutturulan bir kuş. Kafesteki bir kuşa uçabileceğini söylemek ne kadar anlamsızsa ona yalıdaki tutsaklığından kurtulabileceğini söylemek de işte o kadar anlamsızdır. Beni en çok etkileyen şeylerden biri de onun bu tutsaklığı kabullenişiydi.
Hele hele bilip de susanlar... İş yargılamaya gelince sesi en çok çıkanların da bu susanlar olması...
Yazarla tanışma kitabım olan bu kitap bir zaman yasaklanıp toplatıldı. ( Çünkü toplumsal eleştiriyi kaldıramayan bir toplumuz.) İçeriği dolayısıyla benim de uzun süredir ertelediğim bir kitaptı. Yazarın anlatımı güzel olsa da bir kadının yaşadıklarına tanık olmak okumayı biraz zorlaştırıyor. Üstelik yazar bu kitabı gerçek bir olaydan esinlenerek yazmış.
Kolay bir okuma değil. (içerik olarak) Buna rağmen okumanızı tavsiye edeceğim. Çünkü kitap her ne kadar kurgu olsa da gerçek hayatta maalesef bu anlatılanları yaşayan birçok kadın var.
İşlenen cinayetin tek suçlusu
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kıskançlık, yıkılan hayaller, var olma mücadelesi, sevenin sevilmediği ama başkası tarafından sevildiği karmaşık ilişkiler...
Şöhret olmak için kendini heba eden genç bir kız...
Ünlü bir sahne sanatçısı olan annesinin gölgesinde kalan bir yazar adayı ...
4 perdelik bir tiyatro olan Martı, her ne kadar kısa olsa da içerisindeki karakterlerin çokluğu bu okumayı biraz zorlaştırıyor. Kim kimdi diye sık sık dönüp bakmak zorunda kalıyorsunuz.
Her bir karakter ise kendi şahsına münhasır. Her birinin karakter özellikleri bambaşka. Bu da tiyatronun çok katmanlı olmasını sağlamış.
Treplev'in sebepsiz yere öldürdüğü martıyı Nina'nın ayakları dibine bırakması, insanın kötülüğe yatkınlığına da bir gönderme aslında.
İnsan ruhundaki karmaşayı göstermesi bakımından beğendiğim bir kitap oldu. Anton Çehov , Treplev'in var olma ve aşk sancısını da başarılı bir şekilde yansıtmış. Lakin yazarın Altıncı Koğuş kitabını daha çok beğendiğimi söylemeliyim.
Kitaplı günler
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,7bin okunma