Martin'in hikayesi bende karışık duygular yarattı. Statüye ulaşmak için çırpınan, sonra hedeflediği statünün içinin boş olduğunu anlayıp, yolculuğunda onu anlamayan ve desteklemeyenlere içten içe gönül koyan Martin'in buruk öyküsü. Eee zaten hayat böyle bir şey Martin. Mutluluğu başka yerlerde bulacağını sanınca hayal kırıklığı da yıkıcı oluyor.
Bu konulara herkesin bakışı farklı, doğrusu yanlışı yok. Ancak Martin'i hem sevdim hem kızdım. Hem gurur duydum hem eğitimsizliğinin boşboğazlılığına sinirlendim. Binbir duygu ile 480 sayfa okudum.
Mutlaka herkes okusun diyeceğim bir klasik değil ancak oldukça akıcı ve sürükleyici. Ben klasiklerin bir bölümünün 20-25 yaşından sonra okunmasının anlamlı olacağını düşünenlerdenim. Bu kitap da buna dahil.