İdil şaliş

İleriyi önceden görebilseydik çocukların ölüme değil hayata mahkum olan ama henüz cezalarının ne anlama geldiğini bilmeyecek kadar bilinçsiz, masum mahkumlar olduğunu görebilirdik. Yine de her insan ileri yaşlara, yani “bugün kötü ve her gün daha da kötüleşecek, ta ki en kötüsü olana kadar” denebilecek bir hayat durumuna ulaşmak ister.
Reklam
İnsan gençken kendini bir bütüne , insanlığın temel ilkelerine bağlı hissetmez, insan gençken bir sürü şey dener çünkü hayat bir genel prova gibi algılanır, perde gerçekten açıldığında değiştirilebilecek bir prova gibi. Ama gün gelir perdenin her daim açık olduğu kafasına dank eder. Sahnelenen, oyunun kendisidir.
Sayfa 217·Kitabı okudu
Yarım Kalan
“Gidecek” diye düşündün, adın gibi emindim buna. Kalmak için gelmemişti. Kalmak için yaratılmamıştı. Bazı insanlara “kal” demekle “öl” demek aynı şeydi sanki. Sadece o geceyi hiç unutmasın istedin
Sayfa 49·Kitabı okudu
Fincanları komidinin üzerine bıraktı. Yanına uzandı. Uykulu bir nefesti şimdi kulağında. Heykeli dikilmeli bu kokunun dedin içinden. Michelangelo’nun David’i. Mermer bloğun içinde saklı kusursuzluğu bulup çıkartmalı. Resmi yapılmalı ya da Van Gogh’un Yıldızlı Gece’si. Gözlerini kapatıp sadece hayal ederek çizmeli. Uğruna bir tapınak inşa etmeli asıl. Gaudi’nin Sagrada Familia’sı. Tamamlanmayan şeyleri seviyordun.
Normal şeylerin sıkıcı bulunduğu bir devre denk geldik sanırım. Müthiş bir oburluk çağı. Yeni insanın nefsi doymuyor. Sıradanı tükettik. Mutluluk dediğimiz şey sadece anlık. Lunapark treni gibi hızla çıkıp hızla inilen bir yer mutluluk…
Reklam